Fizik – Nedir Bu https://www.nedir-bu.com Nedir Bu Kısa Anlaşılır Eğitici Bilgiler Kaynağı Fri, 12 Dec 2025 08:04:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 https://www.nedir-bu.com/wp-content/uploads/2020/08/cropped-nedir-bu-yeni-icon-32x32.png Fizik – Nedir Bu https://www.nedir-bu.com 32 32 174550474 Sıvı Basıncını Etkileyen Etmenler Nelerdir ? https://www.nedir-bu.com/sivi-basincini-etkileyen-etmenler-nelerdir/ https://www.nedir-bu.com/sivi-basincini-etkileyen-etmenler-nelerdir/#respond Fri, 12 Dec 2025 08:04:06 +0000 https://www.nedir-bu.com/?p=5996 Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Sıvı basıncı, günlük hayatımızdan endüstriyel uygulamalara kadar pek çok alanda önemli bir fiziksel kavramdır. Özellikle fizik derslerinde sıkça karşımıza çıkan “sıvı basıncını etkileyen etmenler nelerdir” sorusu, öğrenciler tarafından merak edilir. Bu makalede sıvı basıncını belirleyen faktörleri, örnekleriyle birlikte anlaşılır bir dille ele alıyoruz. Sıvı Basıncı Nedir? Sıvı basıncı, bir sıvının bulunduğu kabın tabanına ve yan …

Daha fazla okumak için Sıvı Basıncını Etkileyen Etmenler Nelerdir ? ziyaret edebilirsiniz.

]]>
Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Sıvı basıncı, günlük hayatımızdan endüstriyel uygulamalara kadar pek çok alanda önemli bir fiziksel kavramdır. Özellikle fizik derslerinde sıkça karşımıza çıkan “sıvı basıncını etkileyen etmenler nelerdir” sorusu, öğrenciler tarafından merak edilir. Bu makalede sıvı basıncını belirleyen faktörleri, örnekleriyle birlikte anlaşılır bir dille ele alıyoruz.

Sıvı Basıncı Nedir?

Sıvı basıncı, bir sıvının bulunduğu kabın tabanına ve yan yüzeylerine uyguladığı kuvvetin birim yüzeye düşen miktarıdır. Basınç genel olarak P = F / A formülüyle ifade edilse de sıvılar için bu basınç derinliğe ve sıvının yoğunluğuna göre değişir. Fizikte sıvı basıncı:

P = h × d × g
şeklinde hesaplanır.

Bu formül, sıvı basıncının üç temel etkene bağlı olduğunu gösterir.

Sıvı Basıncını Etkileyen Etmenler Nelerdir

Sıvı Basıncını Etkileyen Etmenler Nelerdir 

 

1. Derinlik (h)

Sıvı basıncını etkileyen en önemli etmenlerden biri derinliktir. Sıvının bulu

nduğu kapta aşağı doğru indikçe üzerimize düşen sıvı miktarı artar. Bu nedenle basınç da artar.

  • Derinlik arttıkça sıvı basıncı artar.
  • Yüzeye yakın bölgelerde basınç daha düşüktür.
  • Su altına dalan bir dalgıcın kulaklarında hissettiği baskı derinlikle birlikte artar.

Bu durum, P = h × d × g formülündeki “h” değişkeninin önemini açıkça gösterir.

2. Sıvının Yoğunluğu (d)

Bir diğer önemli faktör ise sıvının yoğunluğudur. Yoğunluk, bir maddenin birim hacmindeki kütlesidir. Daha yoğun sıvılar daha fazla basınç uygular.

Örneğin:

  • Aynı derinlikte su, zeytinyağından daha fazla basınç uygular çünkü suyun yoğunluğu daha fazladır.
  • Tuzlu su, tatlı suya göre daha yoğundur; bu nedenle tuzlu suda basınç daha yüksek olur.

Daha yoğun bir sıvı, molekülleri daha sık paketlenmiş olduğu için bulunduğu ortamda daha fazla basınç oluşturur.

3. Yerçekimi İvmesi (g)

Sıvı basıncını belirleyen bir diğer etmen de yerçekimi ivmesidir. Dünya üzerindeki yerçekimi ivmesi yaklaşık 9.81 m/s² değerindedir.

  • Yerçekimi arttıkça sıvı basıncı artar.
  • Farklı gezegenlerde sıvı basıncının değişmesinin sebebi, yerçekimi ivmesinin farklı olmasıdır.

Dünya üzerinde bu değer sabit kabul edildiği için derslerde genellikle değişken olarak görülmez; ancak evrensel bakış açısında önemli bir faktördür.

Sıvı Basıncını Etkilemeyen Etmenler

Sıkça karıştırılan bazı durumlar vardır. Bunlar sıvı basıncını etkilemez:

  • Kabın şekli ve genişliği
  • Sıvının bulunduğu kabın hacmi
  • Sıvının miktarı (derinlik aynı kaldığı sürece)

Bu nedenle basınç sadece derinlik, yoğunluk ve yerçekimi ile ilgilidir.

Günlük Hayatta Sıvı Basıncı Örnekleri

Sıvı basıncı hayatımızın birçok yerinde karşımıza çıkar:

  1. Su altına dalındığında artan kulak basıncı
  2. Baraj duvarlarının alt kısımlarının daha kalın yapılması
  3. Denizlerde batan cisimlere uygulanan kaldırma kuvveti
  4. Hidrolik fren sistemlerinde sıvı basıncı kullanılması

Bu örnekler, sıvı basıncının etkilerini anlamayı kolaylaştırır.

Sonuç

“Sıvı basıncını etkileyen etmenler nelerdir?” sorusunun cevabı basitçe:
derinlik, sıvının yoğunluğu ve yerçekimi ivmesidir.

Bu üç faktör sıvı basıncının artmasına veya azalmasına neden olur. Fiziksel olayları anlamak ve günlük hayattaki birçok uygulamayı açıklamak için bu kavramların iyi bilinmesi gerekir.

Daha fazla okumak için Sıvı Basıncını Etkileyen Etmenler Nelerdir ? ziyaret edebilirsiniz.

]]>
https://www.nedir-bu.com/sivi-basincini-etkileyen-etmenler-nelerdir/feed/ 0 5996
Fizik Biliminin Tanımı Nedir 9. Sınıf https://www.nedir-bu.com/fizik-biliminin-tanimi-nedir-9-sinif/ https://www.nedir-bu.com/fizik-biliminin-tanimi-nedir-9-sinif/#respond Wed, 12 Mar 2025 06:14:51 +0000 https://www.nedir-bu.com/?p=5926 Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Bu yazımızda sizlere 9. Sınıf Fizik dersinde işlenen ve öğrencilerin çokça sorduğu Fizik biliminin tanımı konusunda bilgi vermek , amacı,  özeti ve diğer disiplinlerle olan ilişkisinden bahsetmek istiyorum. Fizik Biliminin Tanımı Fizik biliminin tanımı, doğadaki madde ve enerjinin etkileşimlerini inceleyen temel bir bilim dalı olarak yapılır. Fizik, evrenin işleyişini anlamak için çeşitli yasalar ve teoriler …

Daha fazla okumak için Fizik Biliminin Tanımı Nedir 9. Sınıf ziyaret edebilirsiniz.

]]>
Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Bu yazımızda sizlere 9. Sınıf Fizik dersinde işlenen ve öğrencilerin çokça sorduğu Fizik biliminin tanımı konusunda bilgi vermek , amacı,  özeti ve diğer disiplinlerle olan ilişkisinden bahsetmek istiyorum.

Fizik Biliminin Tanımı

Fizik biliminin tanımı, doğadaki madde ve enerjinin etkileşimlerini inceleyen temel bir bilim dalı olarak yapılır. Fizik, evrenin işleyişini anlamak için çeşitli yasalar ve teoriler geliştirerek gözlemler ve deneylerle bu bilgileri test eder.

Fizik Biliminin Tanımı
Fizik Biliminin Tanımı

Bu bilim dalı, hareket, kuvvet, enerji, elektrik, manyetizma, ışık ve atom altı parçacıklar gibi geniş bir konu yelpazesine sahiptir. Fizik, matematiksel modeller ve deneysel verilerle doğadaki olayları açıklar, teknolojik gelişmelere katkıda bulunur ve mühendislikten tıbba kadar birçok alanda uygulanır. Klasik fizik ve modern fizik olarak iki ana bölüme ayrılan bu disiplin, Newton’un hareket yasalarından kuantum mekaniğine kadar birçok teorik çerçeveyle evreni anlamamıza yardımcı olur.

Fizik Biliminin Amacı

Fizik biliminin amacı, evrenin temel yasalarını keşfetmek, madde ve enerji arasındaki etkileşimleri anlamak ve bu bilgileri kullanarak doğa olaylarını açıklamak ve öngörmektir. Fizik, gözlem ve deneyler yoluyla elde edilen verileri matematiksel modellerle ifade ederek teknolojik ve bilimsel gelişmelere katkı sağlar.

Fizik Bilimi Nedir Kısa Özet?

Fizik bilimi, madde, enerji ve bunların birbiriyle etkileşimini inceleyen temel bir bilim dalıdır. Doğa olaylarını anlamak, açıklamak ve öngörmek için matematiksel modeller ve deneysel yöntemler kullanır. Mekanik, elektrik, manyetizma, termodinamik, optik ve kuantum fiziği gibi alt dallara ayrılır ve teknolojinin gelişiminde önemli bir rol oynar.

Fizik Biliminin Diğer Disiplinlerle İlişkisi 

Fizik bilimi, birçok bilim dalıyla yakından ilişkilidir ve onların gelişimine katkı sağlar:

  • Kimya: Atom ve moleküllerin yapısını, kimyasal reaksiyonların enerji değişimlerini anlamada fiziğin ilkeleri kullanılır.
  • Biyoloji: Biyofizik alanında, canlı organizmaların işleyişi fizik kurallarıyla açıklanır (örneğin, gözün optik yapısı, sinir iletimi).
  • Mühendislik: Elektrik, mekanik, termodinamik gibi fizik prensipleri mühendislikte kullanılarak yeni teknolojiler geliştirilir.
  • Astronomi: Evrenin oluşumu, gezegenlerin hareketleri ve yıldızların yapısı gibi konular fizik yasalarıyla incelenir.
  • Tıp: Radyoloji, manyetik rezonans görüntüleme (MR), ultrason gibi tıbbi cihazlar fizik prensiplerine dayanır.

Fizik, bu disiplinlerle etkileşim halinde çalışarak bilim ve teknolojinin ilerlemesine katkıda bulunur.

Daha fazla okumak için Fizik Biliminin Tanımı Nedir 9. Sınıf ziyaret edebilirsiniz.

]]>
https://www.nedir-bu.com/fizik-biliminin-tanimi-nedir-9-sinif/feed/ 0 5926
Fizik Bilimine Yön Verenler 9. Sınıf Fizik Dersi https://www.nedir-bu.com/fizik-bilimine-yon-verenler-9-sinif-fizik-dersi/ https://www.nedir-bu.com/fizik-bilimine-yon-verenler-9-sinif-fizik-dersi/#respond Mon, 21 Oct 2024 13:32:53 +0000 https://www.nedir-bu.com/?p=5861 Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Bilim binlerce yıldır insanlığın gelişimi için çalışan ve bu işi hiç bir karşılık beklemeden yapan bir sistemler bütünüdür. Bilim adamları ise her zaman bu önemli göreve hayatlarını adayan öncüler olmuştur. Evreni ve içinde barındırdığı bütün sırları anlamak için bilime ihtiyacımız olduğu çok açık. Ancak evren dediğimizde çok geniş bir alandan bahsederiz. Bu sebeple bilim kendi …

Daha fazla okumak için Fizik Bilimine Yön Verenler 9. Sınıf Fizik Dersi ziyaret edebilirsiniz.

]]>
Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Bilim binlerce yıldır insanlığın gelişimi için çalışan ve bu işi hiç bir karşılık beklemeden yapan bir sistemler bütünüdür. Bilim adamları ise her zaman bu önemli göreve hayatlarını adayan öncüler olmuştur. Evreni ve içinde barındırdığı bütün sırları anlamak için bilime ihtiyacımız olduğu çok açık. Ancak evren dediğimizde çok geniş bir alandan bahsederiz. Bu sebeple bilim kendi içerisinde dallara ayrılmıştır. Fizik,Matematik,Felsefe gibi dallar içerisinde de şüphesiz en önemli ve en popüler olanı şüphesiz fizik bilimidir. Şimdi Fizik nedir ve ne ile ilgilenir sorusuna cevap verelim.

Fizik,maddeyi ve maddenin yapısını,kuvvet ve enerji ilişkisini, uzay ve zaman kavramlarını inceleyen deney ve gözleme dayalı bir doğa bilimidir. Fizik biliminin kapsadığı alan yine de çok geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Bunun temel sebebi fizik biliminin temel amacının Evreni ve içinde barındırdığı bütün sırları anlamak olmasıdır.Bu sebeple Fizik Bilimi de kendi içinde dallara ayrılır. Ancak bu dallar bambaşka bir yazının konusu. Bu yazıda Fizik Bilimine Yön Veren Bilim Adamlarını anlatacağız.

Bu bilim insanlarını sıralamak elbette çok zor,yüzlerce kişilik bir liste yapılabilir. Ancak biz MEB in kitabında adını aldıklarını sıralayacağız.

Fizik Bilimine Yön Verenler Kimlerdir ?

Fizik Bilimine katkıda bulunan ve gelişmesini sağlayan bilim adamlarından dört tanesini kısaca anlatalım. Bu isimler sırası ile, İbnülheysem, Hazini, Isaac Newton ve Albert Einstein olacaktır.

1.İbnü’l-Heysem (Alhazen)

Asıl adı Al Hasan ya da daha bilindik haliyle Hasan, batı dünyasında Alhazen olarak tanınmaktadır. İbnülheysem ismi ise babasından dolayi kullanılır. Yani Heysem’in oğlu.

İbnülheysem‘i tarihe adını yazdıran çalışmaları optik alanında yaptığı deneyler ve daha da ilginci bu deneyleri yapım aşamalarını tek tek kayıt altına alması olmuştur. Günümüzde Bilimsel Yöntem denilen bu aşamalar halen bilim adamlarının kullandığı basamaklardır. İbnülheysem bu basamakları ilk kullanan kişi olarak İlk Bilim Adamı ünvanına sahiptir. Bir diğer unvanı ise yaptığı çalışmalardan dolayı Optik Biliminin Babası’dır.

Şimdi hem İbnülheysem in çalışmalarına bir göz atalım hem de Bilimsel Yöntem ‘in aşamalarını tek tek sıralayalım.

Bilimsel Yöntem

1-Problemi Tanımlama

Bu aşamada bol bol soru sormak ve elbette asıl önemlisi bir probleme sahip olmak gerekiyor.

İbnülheysem için temel problem görme olayıdır. Onun yaşadığı devirde Öklid ve Batlamyus’un Göz Işın Kuramı kabul görüyordu ancak İbnülheysem bu kuramın bazı aksaklıkları olduğunu düşünmekteydi. Önce bir bakalım,Nedir Bu Göz Işın Kuramı?

Göz Işın Kuramı

Görme olayının gözden çıkan ışınlarla gerçekleştiğini söyleyen kuramdır. Gözden yayılan ışın nesnenin üzerine düşer ve böylece nesneyi görürüz.

Ancak İbnülheysem bu fikrin zorluklarını görüyor ve anlamlandırmak için bir dizi deneyler yapıyordu. Bu da bizi Bilimsel Yöntemin ikinci aşamasına götürüyor.

2-Deney Ve Gözlem Yapmak

Bu aşamada topanabildiği kadar veri toplanır. Veriler sistemli olarak kayıt altına alınır.

İbnülheysem görme olayında ışığın nasıl davrandığını anlamak için karanlık bir odaya gönderdiği güneş ya da mum ışığının yayılma dogrultularını ipler çekerek işaretledi. Böylece ışığın her yöne yayıldığını göstermiş oluyordu.

Işık her yöne yayılıyor,ancak bazı nesnelere çarparak gözümüze geliyor böylece görme olayı gerçekleşiyor. Bu fikir günümüzde de kabul gören bir fikirdir ve İbnülheysem ‘e Optik Biliminin Babası ünvanını kazandırmıştır. Üstelik görüntülemenin gözler yerine beyinde gerçekleştiğini de ispatlariyla açıklayan ilk kişiydi.

3-Veriyi Analiz Etme

Bu aşama bir nevi sağlama aşamasıdır. Deneyler sonucu elde edilen veriler ve bulgular toparlanır ve incelenir. En başta sorulan sorulara uygun sonuçlar elde edilip edilmediğine göre çalışmaya devam edilir.

İbnülheysem yaptığı deneylerden elde ettiği verileri kayıt altına alıyordu. Hatta ışıkla yaptığı deneyler sırasında bulduğu Karanlık Oda ileride fotoğraf makinesinin de ana fikri olacaktı.

Analiz edilen veriler baştaki bulgulara uyumlu ise artık onu herkesle paylaşmanın zamanı gelmiş demektir. İbnülheysem de yedi ciltlik dev eseri Kitāb al-Manāẓir yani Optik Kitabını yayımladı. Kitap İbn-i Heysem’in Optik Hazinesi adı ile Latinceye cevrilerek 600 yıl boyunca batı dünyasına ışık tutmuş ve kendisinden sonra gelen pek çok bilim adamını etkisi altına almıştır.

2-Hazini

Abdurrahman El-Hazini,Türkistan’ın Merv şehrinde 1071 yılında dünyaya gelmiş ve 1155 yılına kadar yaşamış olan Bizans asıllı bir kaledir. Efendisi Ebü’l-Hüseyin Ali b. Muhammed el-Hâzin el-Mervezî’nin Merv Sarayında Hazinedar olmasından dolayı Hazini adıyla tanınmaktadır.
Ne yazık ki Hazini hakkında çok fazla kaynak günümüze ulaşmamıştır. Efendisinin saraydaki imkanlarından yararlanarak çok iyi bir eğitim alma şansına sahip olan Hazini’nin en önemli çalışması maddelerin yoğunluğunu çok hassas bir şekilde ölçebilen bir terazidir. “Mîzânü’l-Hikme” adı verilen bu hidrostatik terazi sayesinde metallerin ve taşların saf olup olmadıkları anlaşılabiliyor ve iki elementten meydana gelen alaşımlarda karışım oranları bulunabiliyordu. Bu terazi yapıldığı devirdeki bütün terazilerden hassasiyet yönünden çok üstündü.
Hazini’nin çalışmaları hidrostatik ve akışkanlar mekaniğinin öncüsü olmuştur. Kaldırma Kuvvetinin Temel İlkeleri olarak kabul edilen fikirleri ilk olarak ortaya atan isimdir. Bir cismin düşük yoğunluklu havada ağırlık kazandığını ve yoğun havada ya da suda ağırlığının azaldığını keşfetmiştir.
Hayatına bir köle olarak başlayan Hazini çalışkanlığı ve azmi sayesinde Selçuklu Sultanı Sencer’in ilgisine ve övgüsüne mazhar olmuş, üstelik adını tarihe yazdırmıştır.
Hazini’nin en önemli eseri Kitâbü Mîzâni’l-Hikme, sekiz kitaptan oluşan ve özünde ünlü terazisinin kullanım klavuzu olarak kullanılmış ve kıymeti yeterince bilinememiş kitaplarıdır. Kitap içeriği oldukça geniş konuları kapsamakla birlikte Orta Çağın en değerli mekanik kaynaklarından biri olduğu ne yazık ki uzun yıllar anlaşılamamıştır.
Ayrıca bir astronomi haritası olan ez-Zîcü’l-muʿteberü’s-Sencerî es-Sulṭânî ve astronomi aletlerinin kullanımını açıklayan Risâle fi’l-âlât adındaki eserleri de günümüze kadar ulaşmıştır.
Ölçü ve tartı teorilerine yaptığı katkılar kendinden sonra gelen bilim adamlarını etkilemiş ve onu haklı bir üne kavuşturmuştur.

3-Isaac Newton

Hakkında bolca kaynak bulabileceğiniz bir isme geldi sıra. Isaac Newton 25 Aralık 1644 yılında İngiltere’de dünyaya geldi. Adını doğumundan bir kaç ay önce ölen babasından alsan Isaac, annesi ve üvey babasıyla birlikte zengin bir din adamı olan üvey babasının evinde hayata başladı. Ancak üvey babasının isteği üzerine daha hayatın başında henüz 4 yaşındayken annesinden ayrılarak anneannesinin yanına gönderildi ve 12 yaşına kadar burada kaldı. Hiç bir zaman okulda parlak bir çocuk olmadı ama her zaman meraklıydı. Üvey babasının ölümü ile büyük bir mirasa sahip olarak King’s School(Kralın Okulu)’nda eğitim almaya başladı. Bu okula kaybolduğunda henüz 12 yaşındaydı.  17 yaşına kadar bir eczacının yanında yaşadı ve burada simyaya olan ilgisini farketti. 19 yaşına geldiğinde eczacının kızı ile nişanlandı ancak bir süre sonra ayrıldılar. Newton’un yaşamı boyunca bir daha herhangi bir ilişkisi olmamıştır. Hiç bir zaman evlenmedi ve bilindiği kadarıyla çocuk sahibi olmadı.
Peki bu sıradan görünümlü adamı gelmiş geçmiş en ünlü kişilerden biri yapan neydi? Babası gibi çiftçi olmasını isteyen annesini dinlemeyip eğitim hayatına başladığında aklında ünlü bir bilim adamı olmak var mıydı bilemeyiz elbette ama çalışmaları ile klasik fiziğin kurulmasına ve Evreni çok daha iyi anlayabilmemize sebep olmuştur.
Newton Fizik, Matematik, Astronomi, Felsefe, Simya ve hatta Teoloji alanlarında kafa yormuş çalışmalar ortaya koymuştur. Ancak iki alanda yaptığı çalışmalar insanlık tarihinin ve bilimin seyrini değiştirecek kadar önemlidir.
Biri Hareket diğeri ise Optik.
Cambridge üniversitesinde öğrenim gördüğü yıllarda başlayan veba salgını yüzünden ailesine ait çiftliğe dönmek zorunda kalan Newton, burada geçirdiği iki yıl boyunca ışığın yapısı ile ilgili deneyler yapıyordu. Karanlık bir odaya tek bir noktadan ışık girmesini sağlıyor ardından bu ışığı prizmadan geçiriyordu  Bu deneylerden elde ettiği sonuç muazzam oldu. Beyaz ışığın renklerine ayrıldığını net bir şekilde gösteriyordu. Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit mavisi ve mor. Ayrılan ışık ışınlarının ikinci bir prizmadan geçirildiğinde yine aynı renk olarak çıktığını da gözlemleyerek yeni bir Işık Teorisi ortaya attı. Böylece Beyaz Işığın renklerden oluştuğunu ve yaptığı renk çarkı ile renklerin birleştiğinde Beyaz Işık oluşturduğunu ispatlıyordu. Gökkuşağı oluşumunun bilimsel deneylerle kanıtlamıştı.
Newton’un renk çarkı günümüzde Tayf Analizi denilen yöntemin ilk aşamasıdır. Tayf Analizi sayesinde maddelerden gelen ışık incelenir ve maddenin yapısıyla ilgili bilgiler elde ederiz. Evreni daha iyi anlamamızı sağlayan bu yöntemle yıldızların hangi maddelerden meydana geldiğini anlayabiliyoruz.
Henüz 20 li yaşlarının başındaydı. Çiftlikte geçirdiği süre boyunca integral, diferansiyel, alan hesaplamaları gibi matematiksel alanlarda da pek çok çalışma yapmış, aynı zamanda kütleçekim üzerine de düşünmeye başlamıştı.
Salgın bitip de Cambridge’e döndükten iki yıl sonra matematik profesörü oldu. İleride kütleçekimle ve hareketle ilgili çalışmalarında matematiği etkili bir şekilde kullanacak ve yasalar ortaya koyacaktı.
Gerçekten kafasına bir elma düştü mü bilinmez ama elmanın yere doğru düşüyor olması Newton için önemli bir sorundu. Onu yere doğru çeken bir kuvvet olduğunu ve üstelik aynı kuvvetin gezegenler arasında da bulunduğunu söyledi. İleride Newton’un Hareket Yasalarına dönüşecek olan fikirleri bu yıllarda filizlenmisti. Bu yasalarla ilgili ayrıntılı bir yazıyı https://www.nedir-bu.com/newton-un-hareket-yasalari-kanunlari-nelerdir/ linkinden bulabilirsiniz.
Bu yasalar ve formüller nerdeyse bütün Evreni açıklıyordu ve bu bilim dünyası için bir devrim niteliğindeydi. Newton bu çalışmalarını Philosophiæ Naturalis Principia Mathematica (Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri) adlı kitabıyla yayımladı.
Kitap Latince olarak yazılmıştı ve deri ciltli olarak basilan kitabın butun masraflarını Edmond Halley (gök bilimci, Halley kuyrukluyıldızına adı verilen bilim insanı) kendi cebinden karşılamıştır. Aynı zamanda daha ucuz bir baskısı da yapılmış olmasına rağmen 9 şilinlik bu eser çok geniş kitlelere ulaşmamıştır.
Kitapta ispatlar diferansiyel yöntemi ile değil  geometri ile yapılmış, evrensel kütleçekimi açıklanmış ve bütün cisimlerin arasında bir çekim kuvveti olduğu ve bu kuvvetin cisimlerin kütleleri ile doğru orantılı,aralarındaki uzaklık ile ters orantılı olduğu açıklamıştır.
1696’da artik 50 li yaslarinda Newton’a Kraliyet Darphanesi’nin müdürlüğü teklif edildi,bu görevi ciddiyetle yaparken,1703’te Royal Society’nin başına getirildi. Londra yıllarında artık akademik çalışmalar yapmak istemiyordu. Nitekim ölümüne kadar da bu görevde kaldı. 1705’te şövalyelik ünvanı,1706’da kraliyet derneğinin başkanlığı,1708’de Kraliçe Anne tarafından “Sir” unvanıyla ödüllendirilmesi Isaac Newton için  fazlasıyla hak edilmiş başarılardır.
Isaac Newton, 31 Mart 1727 tarihinde, 84 yaşında hayata veda etmiş ve Westminster Manastırı’na defnedilmiştir.

4-Albert Einstein

14 Mart 1879 Almanya’nın Ulm kentinde doğmuş bilime ve insanlığa yaptığı katkılarla geçen ömrünü 18 Nisan 1955 de Amerika’nın Princeton eyaletinde tamamlamıştır. Şüphesiz bilim denince ilk akla gelen isim hala Albert Einstein ‘dır. Onu bu denli önemli yapan şey bulgularının o güne kadar bilinen dünyayı tamamen değiştirmiş olmasıdır.
Çocukluk yılları Almanya’da geçen Einstein 9 yaşına kadar konuşma güçlüğü çeken bir çocuktu. Ailesi zekasından şüphe ederek ona özel dersler aldırmayı düşünürken o hayatı boyunca yaptığı gibi ilgisini çeken konuların peşinden gidiyor,okulda yalnızca beğendiği ve yeterli bulduğu hocaların derslerine ilgi gösteriyordu.
Almanya’daki sıkı disiplin karakterine uymadığı ve zorunlu askerlik yapmayı reddettiği için ailesinin onayını alarak Alman vatandaşlığından çıkarak İsviçre vatandaşlığına geçmiştir. Lise öğrenimini İsviçre’de tamamlamış, İsviçre Federal Politeknik Okulu’nun sınavlarına kendi imkanlarıyla girmiş ve zamanın modası olan mühendislik fakültesi yerine fizik okumayı seçmiştir. ETH Zürih halen Avrupa Kıtasının en prestijli okulu ünvanına sahip bir devlet üniversitesidir.Öğrenimini tamamladığında ilk hedefi kendi okulunda bir iş bularak deneyler yapabileceği ve araştırmalarına devam edebileceği bir yaşam kurmaktı. Ancak okul yılları boyunca disiplinsiz davranışları ve hocalarını küçümser görünen tavırları nedeniyle bu planını gercekleştirememiş,onun yerine bir arkadaşının babasının bulduğu Bern’de bir Patent Ofisinde çalışmaya başlamıştır. Okul yıllarında yalnızca ilgisini çeken dersleri ve konuları takip ediyor,kendi başına deneyler yapıyor,okulun disiplin kurallarını sürekli hiçe sayıyordu.
Patent ofisinde müfettişlik yaparken işinin büyük kısmı elektrik sinyallerinin aktarımı ve elektriksel-mekanik zaman eşgüdümü ile ilgili sorular hakkındaydı.Bu İki teknik soru ve konu hakkında yaptığı düşünce deneyleri sayesinde Einstein ışığın doğası hakkında ve uzay ve zaman ilişkisi ile ilgili bir takım kökten sonuçlara varmıştır.
Politeknik’den sınıf arkadaşı olan Mileva Maric ile bu yıllarda evlenmiş ve üç çocukları olmuştur. Daha sonraki yıllarda teyzesinin kızı ile bir gönül ilişkisi olacak,Mileva’dan ayrılarak Elsa Einstein ile eklenecektir.
1905 yılı hayatının en önemli donemeci kabul edilebilir. Bern Üniversitesinde öğretim üyeliği de yaparken yıl Fizik Yıllıklari adlı dergide yayınlanan dört makalesi onu bilim dünyasında oldukça önemli bir noktaya taşımış,Patent Ofisindeki işinden ve universitedeki görevinden ayrılarak Zürih Üniversitesinde Fizik Doçentliğine başlamıştır. Ardından Prag’da bulunan Karl-Ferdinand Üniversitesinde (Prag Üniversitesi) profesörlük unvanı almış ve böylece 1914 yılında Almanya’ya dönmüştür. Kariyerinde bundan sonra dapek çok yöneticilik ve başka ünvanlara sahip olmuş,hayatını tamamen bilime adamıştı.
Onu bu kadar önemli kılan Newton’un kurduğu Klasik Mekanik kurallarını alt üst eden Kuantum Fiziği yasalarıydi. Newton Hareket Yasaları ile kendi devrinde bir devrim yapmıştı ancak onun heryerde ve herkes için aynı olan zaman fikrini yıkan Einstein zamanın izafi olduğunu ve her gözlemci için kendi referans sisteminde hesaplanabileceğini söylüyordu. Genel Gorelilik ve Özel Görelilik Kuramları,ona Nobel Fizik Ödülü getiren Fotoelektrik Olay, Kütle-Enerji Eşitliği ve İstatistiksel Fizik gibi alanlarda yaptığı pek çok çalışma onun adını tarihe kazımıştır.

Fizikçi bilim adamları kimlerdir ?

Tarihe adını yazmış fizikçilerden bazıları şunlardır.
  1. Albert Einstein
  2. Isaac Newton
  3. James Clerk Maxwell
  4. Werner Heisenberg
  5. Marie Curie
  6. Richard Feynman
  7. Paul Dirac – Kuantum Fiziğinin kurucularından biridir.
  8. Lawrence Brag  – X-ray yasalarının ve X-ray kristalograferi kâşifi.
  9. Niels Bohr
  10. Stephen Hawking – Einstein den sonra gelmiş en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilmektedir. Hawking evrenin temel ilkeleri üzerine Roger Penrose ile birlikte çalışmıştır.  Einstein’ın Uzay ve Zamanı kapsayan Genel Görelilik Kuramının, Big Bang’le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Kuantum mekaniği ile Genel Görelilik Kuramı’nın birleştirilmesi gerektiğini ortaya çıkaran çalışmaları yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biri olarak kabul edilir.

Daha fazla okumak için Fizik Bilimine Yön Verenler 9. Sınıf Fizik Dersi ziyaret edebilirsiniz.

]]>
https://www.nedir-bu.com/fizik-bilimine-yon-verenler-9-sinif-fizik-dersi/feed/ 0 5861
Hareket Nedir Çeşitleri Nelerdir 2025 👍 https://www.nedir-bu.com/hareket-nedir-cesitleri-nelerdir/ https://www.nedir-bu.com/hareket-nedir-cesitleri-nelerdir/#respond Tue, 19 Sep 2023 21:03:19 +0000 https://www.nedir-bu.com/?p=1348 Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Bu yazımızda sizlere fizik dersinin bir konusun olan hareket nedir ve hareket çeşitleri nelerdir konularını kısaca açıklamaya çalışacağım. Hareket Nedir ? Diğer adıyla devinim bir cismin birim zamanda durum ya da yer değişikliği yapmasıdır. Tanım çok basit gözükebilir ancak bilim adamlarının hareket nedir sorusuna yanıt verebilmesi 17.yy ı bulmuştur. Hareket evrendeki bütün maddeyi kapsar. Yani …

Daha fazla okumak için Hareket Nedir Çeşitleri Nelerdir 2025 👍 ziyaret edebilirsiniz.

]]>
Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Bu yazımızda sizlere fizik dersinin bir konusun olan hareket nedir ve hareket çeşitleri nelerdir konularını kısaca açıklamaya çalışacağım.

Hareket Nedir ?

Diğer adıyla devinim bir cismin birim zamanda durum ya da yer değişikliği yapmasıdır. Tanım çok basit gözükebilir ancak bilim adamlarının hareket nedir sorusuna yanıt verebilmesi 17.yy ı bulmuştur. Hareket evrendeki bütün maddeyi kapsar. Yani bütün maddeler hareketlidir aslında. Bur da önemli olan maddeye baktığınız yerdir.

Tren yolculuğu yapan iki kişi düşünelim. Yolcular birbirini hareketsiz olarak görürler. Ancak trene dışarıdan bakan biri için ikisi de belirli bir doğrultuda ilerliyordur. Ancak dünyanın döndüğünü unutmayın. Daha da genişletirsek dünyamız güneş etrafında güneş Samanyolu galaksisi etrafında hareket halinde. Hatta evrenin kendisi bile sürekli genişlemekte. Yani hareket evrenin her yerinde.

Bu durumda hareket baktığınız noktayla tanımlanmalı diyebiliriz. İşte seçilen bu sabit noktaya başlangıç noktası ya da referans noktası denir. Bulunduğunuz konumu referans noktasıyla tanımlarsınız. Arkadaşınızla buluşacaksınız ve ona meydanda bir heykelin önünde onu beklediğinizi söylüyorsunuz. Böylece referans noktanızı belirlemiş olursunuz. Bur da saat kulesi sizin başlangıç noktanız yani referans noktanızdır.

Hareket Nedir Çeşitleri Nelerdir
Hareket Nedir Çeşitleri Nelerdir

Hareket Çeşitleri Nelerdir ?

Cisimler üç çeşit hareket yapar. Bunlar ;

  1. Öteleme hareketi
  2. Dönme hareketi
  3. Titreşim Hareketi

Bunlardan birincisi öteleme hareketidir. Öteleme hareketi genellikle doğrusal düzlemde gerçekleşir. Masayı itmek ya da çekmek, okuldan eve gitmek, otobüsün ilerlemesi öteleme hareketidir. Akışkanları yani sıvıları ve gazları tanımlarken de öteleme hareketi yaparlar deriz. Yere döktüğümüz su akar. Odada sıktığımız parfüm bir süre sonra diğer odalara doğru yayılır. Suyun ve parfümün hareketi öteleme hareketidir.

İkinci hareket türü içinde yaşadığımız dünyanızın da yaptığı dönme hareketidir. Dönme bir eksen etrafında gerçekleşir. Topun dönmesi, gezegenlerin hareketi, çamaşır makinesinin hareketi dönme hareketine örnek olarak verilebilir.

Son olarak titreşim hareketini bir çeşidi olarak açıklayalım. Titreşim cisimlerin iki sabit nokta arasında gidip gelme hareketidir. Telefonun titremesi ya da gitar telinin titremesi gibi. Bu hareketin bir diğer adı salınım hareketidir. Salınım kelimesi akla salıncağı getirir. Salıncağın gidiş gelişleri de titreşim hareketi sınıfına girer. Lunaparklardaki gondolun hareketi de aynı şekilde titreşimdir. Titreşim hareketine pek çok örnek verebiliriz. Üşüyünce titrememiz, ses tellerinin titremesi, sinek kuşunun kanadını çırpması da titreşimdir.

Daha fazla bilgi almak için Newton’un hareket yasaları yazımızı incelebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Titreşim Hareketine Örnek

Telefonun titremesi ya da gitar telinin titremesi

Hareketin Tanımı

Diğer adıyla devinim bir cismin birim zamanda durum ya da yer değişikliği yapmasıdır.

Daha fazla okumak için Hareket Nedir Çeşitleri Nelerdir 2025 👍 ziyaret edebilirsiniz.

]]>
https://www.nedir-bu.com/hareket-nedir-cesitleri-nelerdir/feed/ 0 1348
Fizik Nedir Fiziğin Alt Dalları Nelerdir 👍 2025 Videolu https://www.nedir-bu.com/fizigin-alt-dallari-nelerdir/ https://www.nedir-bu.com/fizigin-alt-dallari-nelerdir/#respond Mon, 09 Jan 2023 05:05:27 +0000 https://www.nedir-bu.com/?p=1342 Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Bu yazımızda sizlere fizik nedir , fiziğin alt dalları nelerdir konularında bilgiler vermeye çalıştık. Hazırsanız yazımıza başlayalım. Fizik Nedir Kısaca ? Sorunun cevabı pek çok farklı şekilde verilebilir. Fizik nedir kısaca tanımı , en temel anlamıyla doğa bilimi demektir. Yunanca ‘physis’ kelimesinden gelen bu anlam oldukça geniş bir tanımdır. Physis eski Yunancada doğa anlamına gelmektedir. …

Daha fazla okumak için Fizik Nedir Fiziğin Alt Dalları Nelerdir 👍 2025 Videolu ziyaret edebilirsiniz.

]]>
Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Bu yazımızda sizlere fizik nedir , fiziğin alt dalları nelerdir konularında bilgiler vermeye çalıştık. Hazırsanız yazımıza başlayalım.

Fizik Nedir Kısaca ?

Sorunun cevabı pek çok farklı şekilde verilebilir. Fizik nedir kısaca tanımı , en temel anlamıyla doğa bilimi demektir. Yunanca ‘physis’ kelimesinden gelen bu anlam oldukça geniş bir tanımdır. Physis eski Yunancada doğa anlamına gelmektedir. Fiziğin inceleme alanı o kadar geniştir ki atom altı parçacıklardan genişleyen evrene bütün varlıkları kapsar. Bir diğer deyişle maddenin olduğu bütün alanlar fiziğin inceleme konusudur.

Örneğin bitkilerin kısımları fiziğin konusu değildir ancak bitkinin köklerden yapraklara şu taşırken kullandığı adezyon ve kohezyon kuvvetleri fizik bilimi ile açıklanmaktadır. Öyleyse fizik dersi nedir sorusuna da cevap verebiliriz.Başka bir tanımla Fizikle ilgili temel kavramları anlatan ve öğrencilere evrenin işleyiş sistemini açıklayan bu ders genellikle öğrenciler tarafından korkulan ve zor olduğu düşünülen bir derstir. Ancak unutulmamalıdır ki en temel branşlardan olan fizik kesinlikle her yaşta öğretilmesi gereken bir bilim dalıdır. Şimdi fiziğin alt dalları nelerdir onlardan bahsedelim.

Fiziğin Alt Dalları Nelerdir ?

Fizik bu kadar kapsamlı olunca onu alt dallarına ayırmak kaçınılmaz olmuştur. Başlı başına bir ders olarak okutulan mekanik, fiziğin alt dallarının başında gelir. Maddeler halinde fiziğin alt dallarını da sıralayacak olursak.

  • Mekanik : Kuvvet, hareket ve aralarındaki enerji ilişkisini inceler.
  • Termodinamik : Isı ve sıcaklığı inceler.
  • Elektromanyetik: Elektrik ve manyetizmayı inceler.
  • Optik: Işık olaylarını inceler
  • Katı hal fiziği: Kristal yapılı katıları inceler.
  • Atom fiziği : Atomu inceleyen fiziğin al dalı.
  • Nükleer fizik: Atomun çekirdeğini ve çekirdek olaylarını inceler.
  • Yüksek enerji ve plazma fiziği: Maddenin dördüncü hali olan plazma maddelerin yapısını inceler.

Fiziğin alt dallar nelerdir sorusuna cevap olarak sıralayabiliriz.

Fiziğin-Alt-Dalları-Nelerdir
Fiziğin-Alt-Dalları-Nelerdir

Fizikçi Ne İş Yapar ?

fizik nedir kısaca anlattık şimdi fizikçi ne iş yapar, birazda bundan bahsedelim.  Fizik bölümü bitiren biri için iş imkanları çok geniş bir alanı kapsar ancak maalesef bir o kadar da kısıtlıdır. Fizikçiler bilim adamı olmak yolunda üniversitede kariyer yapabilir. Ülkenin en saygın kurumlarından olan Turkiye Enerji Nukleer Arastirma Kurumu (TENMAK) ‘da çalışabilir. Fabrika ve hastane laboratuvarlarında çalışabilir.

Fizik Laboratuvarı CERN Hakkında

Fizik alanında yapılan en kapsamlı çalışmalar dünyanın en büyük fizik laboratuvarı olan CERN den çıkmadır.

CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) İsviçre ve Fransa sınırında kurulmuş dünyanın en büyük parçacık fiziği labaratuvarıdır. 1954 yılında 12 üyeyle kurulmuştur. Günümüzde 23 üyesi bulunan yapıya Türkiye ortak üye sıfatıyla katılmıştır. Prf. Dr. Bilge Demirköz ve Prf. Dr. Mete Atatüre gibi bilim insanları CERN de ülkemizi başarıyla temsil etmiştir.

Günümüz teknolojisinin neredeyse tamamı CERN de yapılan çalışmalarının sonucudur. Elimizden düşünmediğimiz telefondan internete, hastanelerde kullanılan MR cihazlarına kadar her alanda hayatı kolaylaştıran teknoloji bu biliminin ürünüdür.

Örneğin katı maddeleri ve özelliklerini inceleyen katı hal fiziği alanında yapılan çalışmalar oldukça kullanışlı olan su geçirmez kumaşların hayatımıza girmesini sağlamıştır.

İçinde yaşadığımız evreni, dünyayı ve içerisindeki yaşamı anlamak için fizik bilimine ihtiyaç duyduğumuz su götürmez bir gerçektir.

Fiziğin Alt Dalları Nelerdir Konusuna Örnekler

Fiziğin Alt Dalları Örnek 1

Arabanın hareketi, Bir topa vurduğunuzda topun hareketi mekanik fiziğin inceleme alanına girer.

Fiziğin Alt Dalları Örnek 2

Lazer ışıkları , bir su bardağına batırılan kalemin kırık olarak gözükmesi , ressamların resimlerinde kullandıkları ışık ve gölgeler optiğin inceleme alanına girer.

Daha fazla okumak için Fizik Nedir Fiziğin Alt Dalları Nelerdir 👍 2025 Videolu ziyaret edebilirsiniz.

]]>
https://www.nedir-bu.com/fizigin-alt-dallari-nelerdir/feed/ 0 1342
Bilimsel Araştırma Merkezleri Nedir NASA, ESA, CERN, TÜBİTAK , TENMAK, ASELSAN https://www.nedir-bu.com/bilimsel-arastirma-merkezi-nasa-esa-cern-ve-taek-nedir/ https://www.nedir-bu.com/bilimsel-arastirma-merkezi-nasa-esa-cern-ve-taek-nedir/#comments Wed, 04 Jan 2023 05:39:11 +0000 https://www.nedir-bu.com/?p=1192 Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Bilimsel Araştırma Merkezleri Nedir ? Bilimsel Araştırma Merkezleri nedir ,  en çok bilinen bilimsel araştırma merkezleri nelerdir ve bu kurumlar ne iş yapar sorusuna yanıt ararken öncelikle bilim nedir sorusunu sormak anlamlı olacaktır. Bilim insanoğlunun içinde bulunduğu evreni veya evrendeki olayları anlama çabasıdır. Zaman içerisinde dünya daha kurumsal bir hale gelmiş dolayısı ile bilim de …

Daha fazla okumak için Bilimsel Araştırma Merkezleri Nedir NASA, ESA, CERN, TÜBİTAK , TENMAK, ASELSAN ziyaret edebilirsiniz.

]]>
Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Bilimsel Araştırma Merkezleri Nedir ?

Bilimsel Araştırma Merkezleri nedir ,  en çok bilinen bilimsel araştırma merkezleri nelerdir ve bu kurumlar ne iş yapar sorusuna yanıt ararken öncelikle bilim nedir sorusunu sormak anlamlı olacaktır.

Bilim insanoğlunun içinde bulunduğu evreni veya evrendeki olayları anlama çabasıdır.

Zaman içerisinde dünya daha kurumsal bir hale gelmiş dolayısı ile bilim de kurumların ortak yürüttüğü çalışmalarla şekillenmeye başlamıştır.

Bilimsel Araştırma Merkezlerinin Fizik Bilimi İçin Önemi

Fizik günümüz teknolojisinin büyük bir kısmını üreten bilim dalıdır. Elimize aldığımız telefondan, merak ettiğimiz her şeyi araştırabileceğimiz interneti telefonumuza taşıyan fiber optik kablolara kadar günlük hayatımızın parçası olan teknolojiler fizik biliminin ürünüdür. Bilimsel araştırma merkezleri ise bilim adamlarına araştırmak ve keşfetmek için maddi ve manevi olarak çok daha geniş imkanlar sağlar.

Örneğin CERN‘de içlerinde Türk bilim insanların da bulunduğu dünyanın pek çok yerinden fizikçiler kendi imkanları ile yapmalarının mümkün olmadığı pek çok deney gerçekleştirmektedir. Bu deneylerin sonuçları da elbette bütün insanlık için pek çok yeni teknoloji ve bilgi olarak geri dönmektedir. Elbette sonuç olarak bilimsel araştırma merkezlerinin imkanları sayesinde fizik bilimi bilgi dağarcığına yeni bilgiler eklemeye devam etmektedir.

Günümüzde sayabileceğimiz bilimsel araştırma merkezleri bu ortak çalışmaları yapan kurumlardır. Bu kurumları iki bölümde inceleyebiliriz. Yerli olanlar ve yurt dışından kurumlar.

Türkiye’de faaliyet gösteren kurumlar TÜBİTAK, TENMAK ve ASELSAN dır.

Dünyadan ise CERN, NASA ve ESA sayılabilir.

Türkiye’de Bilimsel Araştırma Merkezleri hangileridir?( Ülkemizde Bulunan Bilim Araştırma Merkezleri )

  1. TÜBİTAK
  2. TENMAK (TAEK in yerine kurulmuştur.)
  3. ASELSAN

Türkiye’deki bilim araştırma merkezleri bunlardır. Şimdi Türkiye ‘deki bilimsel araştırma merkezleri ne iş yapar kısaca anlatalım.

TÜBİTAK Nedir ?

Bilimsel Araştırma Merkezi nedir sorusunu duyduğumuzda ilk aklımıza TÜBİTAK gelmektedir. TÜBİTAK kelime anlamı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik  Araştırma Kurumu olan TÜBİTAK ülkemizde bilim ve teknolojiyi teşvik etmek, popülerleştirmek ve yaygınlaştırmak için çalışmalar yapar. Okullarda düzenlenen TÜBİTAK bilim fuarları sayesinde de oldukça etkili bir kurumdur.

Kurumun en temel hedefi toplumun yaşam kalitesini arttırmak ve ülkenin sürdürülebilir olarak gelişmesini sağlamak olarak söylenebilir. Ancak elbette bu hedeflerin yanında kurumun üstlendiği pek çöm farklı görev de sıralanabilir . Örneğin,

-Akademik ve endüstriyel Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi,

-Toplumun bilim ve teknoloji politikalarının belirlenmesi,

-Toplumun her kesiminde bilime ve teknolojiye olan ilgiyi arttırmak amacı ile fuarlar düzenlemek, kitaplar ve dergiler yayınlamak,

-Bilim insanlarımıza akademik faaliyetlerini desteklemek amacı ile ödüller ve burslar vermek,

-Üniversitelerde, kamu kurumlarında ve sanayide üretilen projelere fonlar vererek destek olmak

kurumun görevleri arasında sayılabilir.

1963 yılında kurulmuş olan kurumun genel merkezi Ankara’dadır. TÜBİTAK Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlıdır.

Bilim Teknik ve Bilim Genç dergileri kurumun bünyesinden çıkar ve gençleri ve çocukları bilime yöneltmeyi amaçlar.

En-Bilinen-Bilimsel-Araştırma-Merkezleri-Nelerdir-nedir-bu-com
En-Bilinen-Bilimsel-Araştırma-Merkezleri-Nelerdir-nedir-bu-com

TENMAK Nedir ?

Açılımı Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu olan TENMAK 2020 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı olarak kurulmuştur. Kurumun merkezi Ankara’dadır. 

Türkiye’nin üç dev kuruluşunun kapatılarak birleştirilmesi  ile TENMAK ortaya çıkar. Bu kurumlar TAEK ( Türkiye Atom Enerjisi Kurumu), Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü ve Nadir Toprak Araştırma Enstitüsü dür. Bu üç kurumun görevleri TENMAK a devredilmiştir. 

Yine TENMAK a bağlı olarak görev yapan 5 farklı enstitü vardır. Bunlar,

Nükleer Enerji Araştırma Enstitüsü 

Bor Araştırma Enstitüsü 

Nadir Toprak Araştırma Enstitüsü 

Temiz Enerji Araştırma Enstitüsü 

Enerji Araştırma Enstitüsü 

şeklinde sıralanabilir.

Son olarak Tenmak in görevleri nelerdir sıralayacak olursak.

-Ülkenin rekabet gücünü sürekli kılmak ve arttırmak,

-Enerji ve Maden Araştırma hizmetlerini sağlamak,

-Fizik biliminin alt dallarından olan iyonlaştırıcı radyasyon, nükleer teknolojiler ve parçacık hızlandırıcıları alanlarında hizmet vermek,

-İnovasyon ihtiyacını karşılamak. Burada inovasyon kelimesine de bir açıklık getirelim. İnovasyon kelime olarak yenilik anlamına gelmektedir. Teknolojiyi takip ederek yeni olan teknolojileri kullanılabilir hale getirmek şeklinde özetleyebiliriz bu kavramı.

-Bütün bu sayılan alanlarda ve daha fazlasında araştırmacıların ihtiyaç duyduğu bilimsel ortamı sağlamak.

ASELSAN Nedir ?

Bilgiyi güce ve güvene dönüştüren kuruluş sloganıyla ASELSAN bugün Türkiye’nin en güçlü Bilimsel Araştırma Merkezlerinden biridir.

1975 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na bağlı olarak kurulmuştur.

Açılımı Askeri Silah ve Elektronik Sanayi olan ASELSAN bünyesinde 9 bini aşkın personel çalıştırır. 

Kurumun ilk kuruluş amacı Türk Silahlı Kuvvetlerinin haberleşme ihtiyacını mili imkanlarla sağlamaktır. Ancak kurum giderek büyüyerek güçlenmiş ve haberleşme dışında 

-Bilgi Teknolojileri,

-Radar ve Elektronik Harp,

-Elektro optik

-Aviyonik,

-İnsansız sistemler,

-Kara, deniz ve silah sistemleri,

-Hava savunma ve füze sistemleri,

-Komuta kontrol sistemleri,

-Ulaştırma, güvenlik, trafik, otomasyon ve sağlık 

Sektörlerinin tümüne yönelik her türlü makamın ihtiyacını karşılayacak güce ulaşmıştır.

Şirket Dünya’nın en iyi 100 savunma sanayii listesi olan Defense News Top 100 listesinde yer almanın haklı gururuna sahiptir. Böylece uluslararası pazarda ortaklıklar yapan bir marka haline gelmiştir.

ASELSAN Türk Silahlı Kuvvetlerine haberleşme ve bilgi teknolojileri, insansız sistemler, kara ve deniz silah sistemleri, hava savunma füze sistemleri gibi pek çok alanda silah ve sistem üretebilecek teknolojiye sahiptir.

Dünyadaki Bilimsel Araştırma Merkezleri Hangileridir?

  • CERN
  • NASA
  • ESA

Dünyada bilimsel araştırma merkezleri ne iş yapıyor kısaca anlatalım.

CERN Nedir Kisaca Amaclari Nelerdir
CERN Nedir Kisaca Amaclari Nelerdir

CERN Nedir ?

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi olan ve dünyanın en büyük parçacık fiziği araştırmaları yapılan laboratuvardır CERN. Fransa ve İsviçre sınırında 1954 yılında 12 üyeyle kurulmuştur. Kuruluş amacı üye ülkelerin kendi bütçeleri ile yapamayacakları çalışmaları ortak olarak yürütmektir.

CERN laboratuvarlarının temelini hızlandırıcılar ve detektörler oluşturmaktadır. Bu laboratuvarlarda yıllar içinde Nobel ödülü de almış pek çok çalışma yapılmıştır.

NASA Nedir Ne İş Yapar ve Açılımı Nedir
NASA Nedir Ne İş Yapar ve Açılımı Nedir

NASA Nedir ?

ABD nin Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi olan kurum 1958 yılında kurulmuştur. Kurumun ilk kuruluş amacı 1915 yılında  uçak kanatları ve hava ile etkileşime giren cisimleri incelemek iken 1957 de Rusya nın uzaya gönderdiği füzenin başarısı ve ardından gelen savaşlar 1958 yılında kurumun kimliğinde değişikliklere neden olmuştur. Günümüzde NASA uzay çalışmalarının yanı sıra uzun vadeli sivil ve askeri roket çalışmaları da yapmaktadır.

ESA Nedir ?

Avrupa Uzay Ajansı 1975 yılında 10 kurucu ülke katılımıyla kurulmuştur. Merkezi Fransa’nın başkenti Paris tedir.

ESA kendi anlatımıyla Avrupa’nın uzaya açılan kapısıdır. Misyonu, Avrupa’nın uzay kapasitesinin gelişimini şekillendirmek ve uzaya yapılan bu yatırımlar Avrupa vatandaşlarına ve dünyaya fayda sağlamaya devam etmesini amaçlamaktadırlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Ülkemizdeki Bilim Araştırma Merkezleri Nelerdir ?

1-ASELSAN
2-TÜBİTAK
3-TENMAK

1975 Yılında Kurulan Bilim Araştırma Merkezi Hangisidir ?

ESA Türkçe karşılığı ile Avrupa Uzay Ajansıdır.

Daha fazla okumak için Bilimsel Araştırma Merkezleri Nedir NASA, ESA, CERN, TÜBİTAK , TENMAK, ASELSAN ziyaret edebilirsiniz.

]]>
https://www.nedir-bu.com/bilimsel-arastirma-merkezi-nasa-esa-cern-ve-taek-nedir/feed/ 4 1192
Doğadaki Temel Kuvvetler ve Tüm Fizikçilerin Hayali! https://www.nedir-bu.com/dogadaki-temel-kuvvetler/ https://www.nedir-bu.com/dogadaki-temel-kuvvetler/#respond Fri, 30 Dec 2022 11:19:35 +0000 https://www.nedir-bu.com/?p=5586 Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

İnsanlığın ilk zamanlarından beri meraklı gözlerle muhteşem gezegenimiz Dünya’mızı gözlüyor ve gördüklerimizi anlamlandırmaya çalışıyoruz. Gökyüzüne baktığımızda yıldızlar ve gezegenlerin, atomun yapısına baktığımızda çekirdek ve çekirdek altı parçacıkların işleyişinin nasıl olduğunu anlamamızda Doğadaki 4 Temel Kuvvetin etkisini görebiliriz. Bu kuvvetler DNA mızı da gezegenleri de bir arada tutan, yolda yürürken ya da çöp atarken karşı geldiğimiz, …

Daha fazla okumak için Doğadaki Temel Kuvvetler ve Tüm Fizikçilerin Hayali! ziyaret edebilirsiniz.

]]>
Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

İnsanlığın ilk zamanlarından beri meraklı gözlerle muhteşem gezegenimiz Dünya’mızı gözlüyor ve gördüklerimizi anlamlandırmaya çalışıyoruz. Gökyüzüne baktığımızda yıldızlar ve gezegenlerin, atomun yapısına baktığımızda çekirdek ve çekirdek altı parçacıkların işleyişinin nasıl olduğunu anlamamızda Doğadaki 4 Temel Kuvvetin etkisini görebiliriz. Bu kuvvetler DNA mızı da gezegenleri de bir arada tutan, yolda yürürken ya da çöp atarken karşı geldiğimiz, evreni şekillendirip Dünya’nın oluşumunu sağlamış olan fiziğin temel fenomenleridir. Bazı kaynaklar ‘kuvvet’ kelimesinin durumu tam karşılamadığını, onun yerine ‘etkileşim’ kelimesinin daha yerinde olduğunu belirtir. Bu bilgi aklımızın bir köşesinde duradursun, biz eski usul kuvvet diyeceğiz.

Doğadaki Temel Kuvvetler Nelerdir
Doğadaki Temel Kuvvetler Nelerdir

Şimdi bu doğadaki dört temel kuvveti daha yakından inceleyelim.

  • Kütle Çekim Kuvveti
  • Elektromanyetik Kuvvet
  • Zayıf Nükleer Kuvvet
  • Güçlü Nükleer Kuvvet

Doğadaki Temel Kuvvetler Nelerdir ?

1. Kütle Çekim Kuvveti

Maddeyi tanımlarken ‘Kütlesi ve hacmi olan varlıklar’ deriz. Şimdi kütle çekimi ifade ederken kütlesi olan tüm varlıkların sahip olduğu çekim kuvveti diyeceğiz. Elbette bu kadar basit değil ama en basit hali bu.

Bu görüş Isaac Newton’un ortaya attığı hali. Newton ünlü elma düşme olayında kütle çekimi tanımlayıp adına yer çekimi demişti. İlerde Albert Einstein çok daha gelişmiş bir kuram olan Genel Görelilik Kuramı ile kütlesi olan varlıkların uzay-zamanı büktüğünü söyleyecek. Günümüzde bu kuram büyük ölçüde doğrulanmış durumda. Einstein’ın fikrini daha basit açıklamak için dört tarafından gerilmiş bir çarşafın üzerine bırakılan bir top düşünelim.

Bu top bizim için kütleyi temsil etsin. Etrafına bırakılan diğer kütleleri ve çarşafı nasıl etkileyeceğini hayal edebilirsiniz. Uzay-zamanı bükmek, gerilmiş çarşafın ortasından içine doğru çöküşü gibidir. Çarşafın üzerine başka cisimler bıraktığınızda zaten çökmüş olan kısma doğru çekilirler. Bu örnek bize şunu gösteriyor. Aslında kütle çekimi tam olarak bir Çekim Kuvveti değil. Kütlesi olan bütün varlıklar az ya da çok uzay-zamanda bir bükülmeye sebep olurken birbirlerini de kendi kütleleri oranında etkiliyorlar. Enerjiye sahip olan tüm varlıkların mesela ışığın kütle çekiminden bu şekilde etkilendiğini söyleyebiliriz.

Doğadaki Temel Kuvvetler kütle çekim kuvveti
Doğadaki Temel Kuvvetler kütle çekim kuvveti

Kütle Çekim Kuvveti evreni şekillendiren, bu günkü haline gelmesinde en çok rol oynayan muazzam bir kuvvet. Ancak muazzam olması büyük olmasından kaynaklanmıyor. Etkisi yani menzili sonsuz olan bu kuvvet temel kuvvetler içerisinde en zayıf olanı. Bu oldukça ironik bir zıtlık öyle değil mi? Gezegenleri ve gezegen sistemlerini bir arada tutan kuvvet atom çekirdeğinde bulunan nükleer kuvvetlerin yanında çocuk oyuncağı gibi kalıyor.

Okula giderken, spor yaparken ya da yazı yazarken sürekli karşı geldiğimiz bu kuvvetin zayıf olması hayatımızı oldukça kolaylaştıran bir durum aslında. Kütle Çekim Kuvveti maddelerin kütleleri ile orantılı olarak artmakta. Düşünün ki Dünya’nın kütlesinin yanında bizimkinin esamesi okunmaz. Kütle Çekim güçlü bir temel kuvvet olsaydı ayağımızı yerden kaldıramamamız gerekirdi. Tabi burada nasıl oluyor da Dünya’nın kütlesine karşı gelebiliyorum diyebilirsiniz. Bu Kütle Çekim Kuvvetinin atomik boyutlarda yok denecek kadar küçük olmasından kaynaklanır.

2. ELEKTROMANYETİK KUVVET

Yüklü parçacıkların etkileşimi ile oluşan kuvvet elektromanyetik kuvvet olarak tanımlanmaktadır. Doğadaki bütün maddeler kendi özelliklerine göre elektrik yüklerine sahiptir. Bu sebeple bilinenin aksine elektromanyetik kuvvetler yalnızca mıknatıs ya da manyetik alan ile ilgili değildir. DNA nın bir arada durması, katı maddelerin yapısını koruması, hava direnci ya da sürtünme gibi doğa olayları elektrik yüklerinin etkileşimi ile gerçekleşir. Ve bu olayların ve pek çok doğa olayının özünde kütle çekiminden de fazla elektromanyetik kuvvetler etkilidir.

Doğadaki Temel Kuvvetler Elektromanyetik Kuvvet
Doğadaki Temel Kuvvetler Elektromanyetik Kuvvet

Elektromanyetik kuvvetler de Kütle Çekim Kuvveti gibi menzili sonsuz bir temel kuvvettir. Gezegenler arasında ya da Dünya’nın çevresinde manyetik alanın var olduğu hatta pek çok hayvanın bu manyetik alanla yön bulduğu düşünülürse Elektromanyetik Kuvvet için menzilin sonsuz olması şaşılacak bir durum değildir. Yalnız burda dikkat edilmesi gereken mesafe arttıkça kuvvet etkisinin azaldığıdır.

1873’de  James Clerk Maxwell’in bütün denklemleri birleştirmeyi başarmasına kadar Elektrik ve Manyetizma birbirinden ayrı olarak ele alınıyordu. Ünlü Maxwell Denklemleri ile bu iki kuvvet birleşerek Elektromanyetizma olarak adlandırılmaya başlandı.

3.  ZAYIF NÜKLEER KUVVETLER

Doğadaki 4 Temel Kuvvetin ilk ikisi sonsuz mesafelerde etkili olan Kütle Çekim Kuvveti ve Elektromanyetik Kuvvet’ti. Bu iki kuvvet etkilerini doğrudan gözlemleyebildiğimiz kuvvetlerken, Nükleer Kuvvetler atomik mesafelerde gerçekleşen ve doğrudan gözlemleyemediğimiz kuvvetlerdir.

Doğadaki Temel Kuvvetler Zayıf Nükleer Kuvvet
Doğadaki Temel Kuvvetler Zayıf Nükleer Kuvvet

Bunlardan Zayıf Nükleer Kuvvet atom çekirdeğinde radyoaktif bozulmalardan sorumlu olan temel kuvvet. Adının zayıf olduğuna bakmayın. Güçlü Nükleer Kuvvet kadar olmasa da şiddetli bir kuvvetten bahsediyoruz. Yine de Güçlü Nükleer Kuvvet in yanında milyarda biri kadar küçük bir kuvvet. Ve her iki nükleer kuvvet de menzil olarak atom çekirdeği mesafesinde.

Pek çok atomun kararsızlığından ve radyoaktif bozulmalardan sorumlu olan bu kuvvet Doğadaki 4 Temel Kuvvet arasında önemli bir yere sahip.

4. GÜÇLÜ NÜKLEER KUVVETLER

Temel Kuvvetler içinde adı üstünde en güçlü olanı Güçlü Nükleer Kuvvet’tir. Atom çekirdeğini bir arada tutan kuvvettir. Çok şiddetli olmasına rağmen atom çekirdeğinin çapı kadar bir mesafede etkilidir. Bu tezatlık oldukça etkileyici değil mi?

En zayıf kuvvet olan Kütle Çekim Kuvveti sonsuz menzile sahipken, doğada bilinen en şiddetli etkileşim olan Güçlü Nükleer Kuvvet’in etki alanı atom çekirdeği kadar.

Doğadaki Temel Kuvvetler Güçlü Nükleer Kuvvet
Doğadaki Temel Kuvvetler Güçlü Nükleer Kuvvet

Atom çekirdeği elektriksel yükü pozitif olan protonları ve nötr olan nötronları barındırır. Güçlü Nükleer Kuvvetler atom çekirdeğinde proton-proton arasında ya da proton-nötron etkileşimlerinden sorumludur.

Bütün bunlara ek olarak Nükleer Kuvvetler Güneşimizin Enerji sağladığı tepkimeler olan çekirdek birleşmesi tepkimelerinden de sorumludur.

Bütün fizikçilerin hayali ise bütün bu temel etkileşimleri birleştiren tek bir denklemleri ulaşmak. Böylece masanın üzerinden düşen kalemin de gezegenlerin oluşumuna sebep olan etkileşimlerin de aynı formülle açıklanabilir olması sağlanmış olacak. Bilim ilerledikçe bu hayalin de mümkün olması olanaksız değil elbette.

Bütün bu anlattıklarımızın ardından şimdi Doğadaki Temel Kuvvetleri menzillerine ve şiddetlerine göre sıralayabiliriz.

Etkileşme Türü Bağıl Şiddet Menzil
Kütle çekim kuvveti 1
Zayıf nükleer kuvvet 1025 10-18
Elektromanyetik kuvvet 1036
Güçlü nükleer kuvvet 1038 10-15

Doğadaki Temel Kuvvetler 9. Sınıf Fizik Dersi Konu Başlıkları

Konu Başlığı Kuvvet kavramını örneklerle açıklar.
a) Temas gerektiren ve gerektirmeyen kuvvetlere örnek verilmesi sağlanır.
b) Dört temel kuvvetin hangi kuvvetler olduğu belirtilir.
c) Kütle çekim kuvvetinin bağlı olduğu değişkenler verilir. Matematiksel hesaplamalara girilmez.
ç) Dengelenmiş ve dengelenmemiş kuvvetler vurgulanır.

Fizik Dersi Doğadaki Temel Kuvvetler Konusunda Sıkça Sorulmuş Sorular

En güçlü temel kuvvet nedir?

Güçlü Nükleer Kuvvet temel kuvvetler içerisinde şiddeti en yüksek olandır.

Kaç çeşit kuvvet vardır?

Dört çeşit temel etkileşim vardır.

Kütle Çekim Kuvveti
Elektromanyetik Kuvvet
Zayıf Nükleer Kuvvet
Güçlü Nükleer Kuvvet

Doğadaki 4 temel kuvvet temas gerektirir mi?

Hayır gerektirmez.

Kuvvetler Temas Gerektiren ve Temas Gerektirmeyen Kuvvetler olarak iki gruba ayrılır. Temas Gerektiren Kuvvetler maddenin birbirine teması (dokunması) ile gerçekleşirken- itmek, çekmek gibi- Temas Gerektirmeyen Kuvvetler dokunma olmadan etkileşim gösterirler. Dört temel kuvvet de Temas Gerektirmeyen Kuvvetler sınıfındadır.

Güçlü nükleer kuvvet temas gerektirir mi?

Hayır Temas Gerektirmeyen Kuvvetler grubundadır.

Elektriklenme temas gerektirir mi?

Elektriklenme elektrik yüklerinin hareketi ile olmakta ve Temas Gerektirmeyen Kuvvetlerdendir.

Daha fazla okumak için Doğadaki Temel Kuvvetler ve Tüm Fizikçilerin Hayali! ziyaret edebilirsiniz.

]]>
https://www.nedir-bu.com/dogadaki-temel-kuvvetler/feed/ 0 5586
Fizik Renkler Konusu Nedir ? 2024 👍 https://www.nedir-bu.com/fizik-renkler-konusu/ https://www.nedir-bu.com/fizik-renkler-konusu/#respond Sun, 27 Mar 2022 09:13:01 +0000 https://www.nedir-bu.com/?p=5133 Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Fizik renkler konusunu anlatacağımız bu yazımızda sizlere ışığın içindeki renklerin nasıl göründüğü, elektromanyetik dalgalar nelerdir ve gözümüzde görme nasıl gerçekleşir konularını anlatacağım. Fizik Renkler Konusu Renk ışığın ıstırabı ve sevincidir. Colour are light’s suffering and joy.    –Johann Wolfgang von Goethe Optik fizik biliminin en renkli bölümüdür desek cümlenin tam anlamını vermiş oluruz herhalde. Renk …

Daha fazla okumak için Fizik Renkler Konusu Nedir ? 2024 👍 ziyaret edebilirsiniz.

]]>
Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Fizik renkler konusunu anlatacağımız bu yazımızda sizlere ışığın içindeki renklerin nasıl göründüğü, elektromanyetik dalgalar nelerdir ve gözümüzde görme nasıl gerçekleşir konularını anlatacağım.

Fizik Renkler Konusu

Renk ışığın ıstırabı ve sevincidir.

Colour are light’s suffering and joy.

   –Johann Wolfgang von Goethe

Optik fizik biliminin en renkli bölümüdür desek cümlenin tam anlamını vermiş oluruz herhalde. Renk konusu Aristo’dan beri bilim adamlarının ilgisini çekmiş. Üzerinde çok deney yapılmış pek çok fikir yürütülmüş. Aristo renkleri Tanrı’nın gökten gönderdiği ışıklar olarak tanımlamış. Aristo’ya göre gördüğümüz bütün renkler siyah ve beyazdan yani aydınlık ve karanlıktan geliyordu. Ve her renk dört temel elementle (hava, su, toprak, ateş) ilişkiliydi. Bu görüş 2000 yıldan fazla bir zaman kabul gördü.

fizik renkler konusu göz
fizik renkler konusu göz

Ta ki Newton can sıkıntısından prizma deneyini tasarlayama dek. 1660 yıllarında Londra ‘yi vuran veba salgınından Newton da herkes kadar nasibini aldı. Salgın baş gösterince ünlü bilim adamı ailesinin çiftliğine çekildi ve burada günlerini ışık ve renklerin oluşumu hakkında fikirler üreterek geçirdi. Aristo’nun mantığı renklerin üzerine ışık düştüğünde kendi içinde bulunan rengi ortaya çıkması fikrine dayanıyordu. Ancak Newton küçük bir delik açtığı bir kutuya -ya da odaya – beyaz ışık düşürerek deneyler yapıyordu. Işık bir prizmadan geçirilmek suretiyle içeri girdiğinde farklı renklere ayrılıyordu. Böylece renk dediğimiz kavramın ışığın içinde zaten var olduğunu göstermiş oluyordu.

Newton yaptığı bu deneyin sonuçlarını Optics adlı kitabında topladı ve prizmadan yansıyan renkleri görünür spektrum olarak tanımladı.

Görünür Spektrum

Işık dalga boylarına ayrıldığında onu renkler olarak görürüz. 635 – 770 nm de kırmızı renkten 380-450 nm de mor a kadar olan renklerin gösterildiği bu tabloya görünür spektrum denilmektedir. Elektromanyetik dalga spektrumunda gözümüzle görebileceğimiz kısım Görünür Işık olarak isimlendirilir ve bütün renkler bu bölgede ışığın içindedir. Işık dalga boylarına ayrıldığında biz de onu renk olarak algılarız.

En uzun dalga boyu kırmızı ve en kısa dalga boyu mor renge aittir. Dalgalarda dalga boyu kısaldıkça enerji artar. Bu yüzden kırmızı en düşük enerjiye sahipken morun enerjisi en yüksektir diyebiliriz. Spektrumun diğer renkleri ROYGBIV olarak kısaltılmıştır ( Red, Orange, Yellow, Green, Blue, Indigo, Violet ).

fizik renkler konusu renk çarkı
fizik renkler konusu renk çarkı

Yani Kırmızı, Turuncu, Sarı, Yeşil, Mavi, Çivit Mavisi, Menekşe Moru. Bu renkler Newton’un gözlemlediği renklerdi ve dalga boylarına göre sıralanmışlardı.

Elektromanyetik Dalgaların görebildiğimiz kısmına görünür spektrum demiştik. Bu dalga boyu gözün algılayabildiği kısım. Bir de bunun altında ve üstünde yayılan dalga boyları var. Onları görmesek de oldukça etkin şekilde kullanıyoruz. Sırası ile yazarsak,

  1. Radyo Dalgaları
  2. Mikrodalga
  3. Kızılötesi
  4. Görünür Işık
  5. Ultraviyole
  6. X ışınları
  7. Gama Işınları

Bu dalgaları göremesek de hayatımızın her alanında kullanıyoruz. Kolumuz kırılsa çekildiğimiz röntgen X ışınları ile çalışırken süt ısıtmak için mikrodalgayı kullanıyoruz. Elektromanyetik Dalga Spektrumunun yalnızca Görünür Işık kısmını gözlerimizle görebiliyoruz. Göz, ışığı dalga boylarına ayılarak beyne iletiyor. Bu da bizi renklerin nasıl oluştuğu sorusuna getiriyor.

Nesneleri farklı renklerde görmemizin sebebi her nesnenin üzerine düşen ışığı dalga boyuna göre yansıtması ve soğurması yani emmesidir. Kırmızı bir elmaya bakarken elma mavi ve yeşil dalga boylarındaki ışığı soğurmuş ve yalnızca kırmızıyı yansıtmıştır. Elmanın üzerine yalnızca mavi ışık yollamış olsaydık, elma yolladığımız ışığı soğuracağı ve yansıtacak ışık olmayacağı için siyah görünürdü.

Bu mantıkla beyaz ve siyah için renk değildir denildiğinde anlaşılması daha kolay olacaktır. Bazı nesneler bütün renkleri soğuduğu için siyah görünürken bazıları hepsini yansıttığı için beyaz olacaktır.

Gece Neden Renkleri Göremeyiz?

Peki neden geceleri renkleri algılayamayız? Bunun nedeni gözümüzün çalışma biçiminde gizlidir. Işığı algılamak için gözlerimizde iki tür foto reseptör bulunur. Çubuklar ve koniler. Koniler yalnızca parlak ışıkta devreye girerler. Ortamda yeterince ışık olmadığında koniler çalışmadığı için renkleri algılayamayız ve nesneleri siyah, beyaz ve gri olarak görürüz.

Bu yazımızda sizlere fizik dersinin bir konusu olan fizik renkler konusunu anlatmaya çalıştık umarım faydalı olmuştur.

Daha fazla okumak için Fizik Renkler Konusu Nedir ? 2024 👍 ziyaret edebilirsiniz.

]]>
https://www.nedir-bu.com/fizik-renkler-konusu/feed/ 0 5133
Ohm Yasası Nedir Kısaca Açıklaması ve Formülleri https://www.nedir-bu.com/ohm-yasasi-nedir-kisaca-aciklamasi-ve-formulleri/ https://www.nedir-bu.com/ohm-yasasi-nedir-kisaca-aciklamasi-ve-formulleri/#respond Tue, 09 Mar 2021 20:05:28 +0000 https://www.nedir-bu.com/?p=3525 Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Ohm Yasası Nedir Kısaca Ohm Yasası olarak bilinen ünlü denklem 1827 tarihinde Georg Simon Ohm (1789 – 1834) tarafından The Galvanic Circuit Investigated Mathematically’de yayınlandı.  Alman bilim adamı çalışmalarını yayınlandığında bir miktar ses getirmiş olsa da gerçek değerinin anlaşılması ve adının onurlandırılması ölümünden yaklaşık otuz yıl sonrasını bulmuştur. Ohm adı uzun zamandır Georg Simon Ohm …

Daha fazla okumak için Ohm Yasası Nedir Kısaca Açıklaması ve Formülleri ziyaret edebilirsiniz.

]]>
Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Ohm Yasası Nedir Kısaca

Ohm Yasası olarak bilinen ünlü denklem 1827 tarihinde Georg Simon Ohm (1789 – 1834) tarafından The Galvanic Circuit Investigated Mathematically’de yayınlandı.  Alman bilim adamı çalışmalarını yayınlandığında bir miktar ses getirmiş olsa da gerçek değerinin anlaşılması ve adının onurlandırılması ölümünden yaklaşık otuz yıl sonrasını bulmuştur. Ohm adı uzun zamandır Georg Simon Ohm ‘un anısına Direnç birimi olarak kullanılmaktadır. Şimdi Ohm Yasası nedir kısaca açıklayalım.

Georg Simon Ohm yaptığı deneylerde uzun süre Elektrik Devrelerini incelemiş ve devrede dolanan akımın gerilime oranının sabit bir değer olduğunu ve bu değerin devrenin direncine eşit olduğunu farketmiştir. Georg Simon Ohm, akım, gerilim ve direnç arkasındaki bu ilişkiyi formülize ederek elektrik devreleri üzerinde ileride kuantumun E=mc2 sı kadar bilindik olacak ünlü Ohm Yasasını ortaya çıkardı.

Basit bir elektrik devresinin elemanlarını sıralayacak olursak iletken bir tel, bir güç kaynağı, bir direnç ve bir anahtardan bahsedebiliriz. Böyle bir devrede dolanan akımı ise su borusunda akan suyun akışına benzetebiliriz. Tanım olarak iletken üzerinde sürekli olarak gerçekleşen yük hareketine elektrik akımı denmektedir. I harfi ile gösterilen akim birimi Amper ‘dir. Fransız bilim adamı Andre M. Ampere akım üzerine yaptığı çalışmalarla bilinmektedir ve onun anısına akım birimi Amper olarak seçilmiştir.

Akım için kullanılan I sembolünün kaynağı ise Fransızca ‘ya dayanmaktadır. Akım yoğunluğu anlamına gelen Intensite du Courant kavramı I sembolüne kaynaklık etmiştir.

Ohm Yasası Formülü Nedir ?

Devrede akımı arttırmak için güç kaynağının geriliminin artması gerekir. Bu durumda akımın gerilime oranı her durumda sabit kalacaktır. Ohm bu sabit değerin devrenin direncine eşit olduğunu göstermiş ve bu durumu şu şekilde formüle dökmüştür.

ohm-yasasi-nedir-kisaca-semasi
ohm-yasasi-nedir-kisaca-semasi

R=V/I

Burada,

  • R => Devrenin direnci,
  • V => Devrenin gerilimi,
  • I  => Devrede dolanan akımı ifade etmektedir.

Gerilim iki farklı nokta arasında sürekli değişen potansiyel enerjinin bir ölçüsü olarak ifade edilebilir. Gerilimin varlığı sayesinde devrede akım belirli bir noktadan bir başka noktaya taşınabilmektedir. Gerilim (Voltage) işlemler sırasında V harfi ile temsil edilir ve birimi Volt ‘dur. İtalyan fizikçi Alessandro Volta ‘ nın anısına bu birim seçilmiştir. Açıkçası fizikte kullanılan birimlerin nerdeyse tamamı o konuda çalışmaları bulunan ve çığır açmış olan bilim adamlarının adını taşımaktadır.

Gerilim gibi direnç de iki nokta arasındaki göreceli bir niceliktir. Elektrik devresinde direnç, akıma karşı koyan , zorluk gösteren devre elemanı olarak tanımlanır. İngilizce Resistance kelimesine karşılık gelen direnç için R harfi sembol olarak kullanılmaktadır. Birimi ise daha önce bahsettiğimiz gibi Georg Simon Ohm ‘un hatırasını yaşatmak için Ohm olarak seçilmiştir.

Kısaca Ohm Kanunu bir devrede akımı, gerilimi ya da direncin değerini ölçmek için oldukça yararlıdır. Örneğin çalışan bir devrede akımın ölçülmesi güçtür. Bu durumda kullanılan ohm yasası pratikte elektrikçiler için büyük kolaylık olacaktır.

Son olarak Ohm Yasası Formülü için aşağıdaki üçgeni verelim. Ölçmek istediğiniz büyüklük için yapmanız gereken işlemi kolaylıkla görebilirsiniz.

Ohm-Yasası-Nedir-ücgen-üzerinde-formülleri
Ohm-Yasası-Nedir-ücgen-üzerinde-formülleri

Üçgende örneğin gerilim ölçmek istiyorsanız formülün V= I x R olduğu görülmektedir. Benzer şekilde akım ya da direnç ölçümü için de formül çıkarımı resimde görüldüğü gibidir.

Daha fazla okumak için Ohm Yasası Nedir Kısaca Açıklaması ve Formülleri ziyaret edebilirsiniz.

]]>
https://www.nedir-bu.com/ohm-yasasi-nedir-kisaca-aciklamasi-ve-formulleri/feed/ 0 3525
Astrofizik Nedir ? Astronomi ve Kozmoloji Ne Demektir ? https://www.nedir-bu.com/astrofizik-nedir-astronomi-ve-kozmoloji-ne-demektir/ https://www.nedir-bu.com/astrofizik-nedir-astronomi-ve-kozmoloji-ne-demektir/#respond Wed, 13 May 2020 10:04:53 +0000 https://www.nedir-bu.com/?p=1937 Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Günümüzde oldukça popüler olan astrofizik , astronomi ve kozmoloji nedir ve aralarından nasıl bir fark vardır. Bu yazımızda inceleyeceğiz. Astrofizik , Astronomi ve Kozmoloji Nedir Aralarında Ne Fark Var ? Astrofizik , esasen tarihi çok da eski olmayan bir bilim dalıdır. Kısaca ‘Gök bilimi’ olarak tanımlansa da bu tanım oldukça yetersiz kalmaktadır. Bu yüzden astrofizik …

Daha fazla okumak için Astrofizik Nedir ? Astronomi ve Kozmoloji Ne Demektir ? ziyaret edebilirsiniz.

]]>
Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Günümüzde oldukça popüler olan astrofizik , astronomi ve kozmoloji nedir ve aralarından nasıl bir fark vardır. Bu yazımızda inceleyeceğiz.

Astrofizik , Astronomi ve Kozmoloji Nedir Aralarında Ne Fark Var ?

Astrofizik , esasen tarihi çok da eski olmayan bir bilim dalıdır. Kısaca ‘Gök bilimi’ olarak tanımlansa da bu tanım oldukça yetersiz kalmaktadır. Bu yüzden astrofizik için tanım yapmadan önce astronomi biliminden bahsetmek yerinde olacak.

Astrofizik-,-Astronomi-ve-Kozmoloji-Nedir-Aralarında-Ne-Fark-Var-Hubble
Astrofizik-,-Astronomi-ve-Kozmoloji-Nedir-Aralarında-Ne-Fark-Var-Hubble

Gökyüzünü gözlemleyerek veri elde etmek; yıldızların, gök cisimlerinin, gezegenlerin ve diğer gök cisimlerinin evrendeki konumunu ve hareketlerini incelemek, parlaklıklarını ölçmek astronominin ilgi alanıdır. Astrofizik işte bu noktadan sonra devreye girer. Astronominin elde ettiği verilerle iş yapar astrofizikçiler. Yıldızların parlaklığının kaynağını, gök cisimlerinin hareketlerinin mekaniğini fizik ve kimya kuralları ile açıklamaya çalışan bu bilim dalına astrofizik denilmektedir. Bu durumun en yalın özeti astronomi gökyüzüne bakarak konumu ve durumu belirlerken astrofizik baktığımız konumun ya da durumun fizik ve kimya yasaları çerçevesinde açıklamasını yapmaktadır.

Bir de hepsinin de üstünden bakan Kozmoloji vardır ki o olaylara en geniş çerçeveden yani evrende bu konum ya da durumun nasıl bir etkisi olduğu açısından bakar.

Astrofiziğin-Tarihçesi-nedir
Astrofiziğin-Tarihçesi-nedir

Astrofiziğin Tarihçesi

İnsanoğlu çok eski çağlardan beri gökyüzüne bakmakta ve yıldızların hareketlerini yorumlamakta. Ancak ilk insanlar gök yüzünde gördükleri parlak ve hareketli cisimlere farklı anlamlar yüklemişler. Onlara tapınmak ya da başlarına gelen olayları yıldızların konumlarına bağlamak gibi..Çok yakın bir zamana kadar da dünyanın kurallarının evrende geçerli olabileceği fikri pek rağbet görmemiş. Ta ki 17.yüz yılda Newton un da içinde bulunduğu fizikçi ve filozofların evrenin tamamında geçerli olacak kuralları aramaya başlamasına kadar. Ancak henüz yeterli veriye sahip değillerdi.

19. yüz yıl ‘dan itibaren bilim insanları gökyüzündeki cisimleri daha yakından takip etmeye ve daha ayrıntılı ölçümler yapmaya başladılar. Henüz astrofizik diye bir bilim dalı yoktu çünkü henüz gerçek anlamda gözlem yapılmaya yeni başlanmıştı.

1802 yılında William Hyde Wollaston Güneş yüzeyinde bazı karanlık bölgeler olduğunu keşfetti. Joseph von Fraunhofer de bağımsız olarak aynı bilgiye ulaşmıştı. Daha sonra Fraunhofer çizgileri olarak adlandırılan bu bölgeler Güneş’in spektrumunda ışığın olmadığı ya da daha az olduğu karanlık kısımlardı. Bilim insanları gördüklerini kendi Dünyanızın yasaları ile anlamlandırmaya başlamışlardı. Bu yüzden bu keşif astrofizik biliminin temeli olarak kabul edilmektedir.

Ilerleyen yıllarda (1860) ünlü fizikçi Gustav Kirchhoff ve kimyager Robert Bunsen Güneş spektrumundaki parlak bölgelerin ve karanlık çizgilerin o bölgelere denk gelen gazlardan kaynaklandığını gösterdiler. Bu çalışmalar güneş yüzeyinde de dünyamızda bulunan gazların olduğunu gösteriyordu.

Newton teorik olarak evrenin her yerinde aynı yasalar geçerli dediği zaman haklıydı. Newton’dan önce de pek çok dahi bu fikre tutunmuştu ancak haklılığının kanıtlanması biraz zaman aldı.

‘Uzakları görebildiysem devlerin omuzlarından baktığım içindir’ diyen Newton bilimin bir bilgi birikimi olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor.

Günümüzde bu bilim dalları yani Astronomi, Astrofizik ve Kozmoloji kardeş olarak görülmektedir ancak aslında birbirlerini tamamlayan alanlardır. Her dal diğerinin verilerini kullanarak insanlığı daha ileri taşıyan bilimin  olmazsa olmazları.

Nasaya-Göre-Astrofizik-Nedir
Nasaya-Göre-Astrofizik-Nedir

Nasaya Göre Astrofizik Nedir ?

Nasa Astrofizik için yaptığı açıklamada bu bilim dalının üç muhteşem soruya cevap aradığını söylüyor. Bu sorulardan ilki ‘Evren nasıl çalışıyor?’.

Astrofizikçiler çalışmaları ile bu soruya yanıt arıyor. Evrenin nasıl işlediğini anlayabilmemiz için onun parçalarını –kara delikleri, nebulaları, meteorları, gezegenleri,yıldızları ve diğer gök olaylarını- fizik ve kimya yasalarına göre açıklayabilmemiz hayati derecede önemi.

Nasa’ya göre cevap bulmamız gereken diğer sorular ise ‘Evren nasıl başladı ve gelişti?’ ve ‘Bizden başka yaşam formu var mı?’.

Bu sorulara cevap verebilmemiz ne kadar sürecek bilinmez. Ancak aramaya devam etmemiz insanlığı ileri taşımamız için şart.

Daha fazla okumak için Astrofizik Nedir ? Astronomi ve Kozmoloji Ne Demektir ? ziyaret edebilirsiniz.

]]>
https://www.nedir-bu.com/astrofizik-nedir-astronomi-ve-kozmoloji-ne-demektir/feed/ 0 1937
Newton ‘un Hareket Yasaları , Kanunları Nelerdir ? https://www.nedir-bu.com/newton-un-hareket-yasalari-kanunlari-nelerdir/ https://www.nedir-bu.com/newton-un-hareket-yasalari-kanunlari-nelerdir/#respond Wed, 15 Apr 2020 10:13:31 +0000 https://www.nedir-bu.com/?p=1485 Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Newton un Hareket (Kanunları) Yasaları Nelerdir ? Sir Isaac Newton, Stephen Hawking ‘in Zamanın Kısa Tarihi kitabında yazılmış en önemli fizik kitabı olarak bahsettiği ve 1686 yılında yazılmış “Principia Mathematica Philosophiae” kitabında bugün artık kendi adıyla anılan bu yasalardan bahsettiğinde 40 lı yaşlarının başındaydı. Tüm zamanların en tanınmış bu dahi fizikçisi cisimlerin hareket durumundaki değişiklikleri …

Daha fazla okumak için Newton ‘un Hareket Yasaları , Kanunları Nelerdir ? ziyaret edebilirsiniz.

]]>
Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Newton un Hareket (Kanunları) Yasaları Nelerdir ?

Sir Isaac Newton, Stephen Hawking ‘in Zamanın Kısa Tarihi kitabında yazılmış en önemli fizik kitabı olarak bahsettiği ve 1686 yılında yazılmış “Principia Mathematica Philosophiae” kitabında bugün artık kendi adıyla anılan bu yasalardan bahsettiğinde 40 lı yaşlarının başındaydı.

Tüm zamanların en tanınmış bu dahi fizikçisi cisimlerin hareket durumundaki değişiklikleri ve nedenlerini inceleyerek 3 temel yasaya dönüştürmüştür. Newton ‘un Hareket Yasaları nın temelinde zamanında Galileo nun yaptığı çalışmalar ve başka bilim adamlarının ortaya attığı fikirler olmakla birlikte Newton hepsini düzenli ve sıralı bir hale getirmiş ve üstelik gerekli karmaşık matematiksel hesaplamalarla birlikte kullanıma hazır hale getirmiştir. Peki nedir bu ünlü Newtonun Hareket Yasaları ( Kanunları ) ?

Newton ‘un Hareket Yasaları ( Kanunları ) Nelerdir ?

1. Yasa: Eylemsizlik

Newton-'un-Hareket-Yasaları-Kanunları-Nelerdir-Eylemsizlik
Newton-‘un-Hareket-Yasaları-Kanunları-Nelerdir-Eylemsizlik

Herhangi bir dış kuvvet etki etmediğinde ya da net kuvvet sıfır olduğunda cisimler duruyor ise durgun halde kalır, hareket ediyor ise sabit hızla hareketine devam eder.

Birinci yasa kulağa çok basit gibi gelse de aslında labaratuvar ortamları haricinde pek uygulanmayacaktır çünkü sürtünme kuvveti yüzünden cisim mutlaka yavaşlayıp duracaktır. Buz üzerinde ilerleyen diski düşünün. Sürtünmenin en aza indiği bu ortamda bile cismin hareketi son bulacaktır.

Birinci yasa kuvvet ve hareket ilişkisini tanımlamak için oldukça yararlıdır.

Arabada giderken virajlarda sizin de savrulmanız içinde bulunduğunuz hareket durumunu korumak içindir ve eylemsizlik yasasının bir sonucudur. Bütün cisimler duruyorsa durmaya, hareket ediyorsa hareketine devam etmek ister, yani içinde bulunduğunuz hali korumak istersiniz. Ve bu halden çıkmak için bir dış kuvvet gereklidir.

 2. Yasa : Kuvvet, Kütle ve İvme İlişkisi

Bir cisim üzerine etki eden kuvvetin büyüklüğü cismin hızını yani hareketini doğrudan etkiler. Yani kuvvet(F) ve ivme(a) doğru orantılıdır. Açıklayalım,

10 N luk kuvvetle ittiğiniz bir cisim mi daha hızlı gider 20 N luk kuvvetle ittiğiniz bir cisim mi? Cevap oldukça basit değil mi, elbette 20 N kazanır.

Peki yan-yana giden iki araç düşünün. Biri 20 tonluk bir tır olsun diğeri ise küçük bir binek araç. İkisinin de vitesini boşa alsak ve aynı kuvvetle itsek hangisi daha fazla ivme kazanır? Küçük araç yani küçük kütle daha fazla ivmelenecektir değil mi? Görüldüğü üzere kütle(m) ile ivme(a) ters orantılı.

Bu orantıları formülize edersek,

F=m.a

yani Nevton un meşhur bağlantısına ulaşırız. Bu bağıntı Dinamiğin Temel Prensibi olarak da bilinir.

İkinci yasa ışık hızına yaklaştıkça geçerliliğini yitirir. O noktada işi Einstein’ın Özel Görelilik Kuramına bırakıyoruz.

3. Yasa : Etki-Tepki Kuvvetleri

3- newton un hareket yasaları Yasa-Etki-Tepki-Kuvvetleri
3- newton un hareket yasaları Yasa-Etki-Tepki-Kuvvetleri

Koca bir çuval taş çektiğinizi düşünün. Siz çuvalı çekerken onun da sizi çektiğini hisseder, zorlanırsınız. İşte hissettiğiniz o kuvvet çuvalın size uyguladığı tepki kuvvetidir. Her etkiye karşılık eşit ve zıt yönlü bir kuvvet vardır.

Birinin suratına ya da duvara yumruk attığınızda elinizin acıyacak olması da tepki kuvvetindendir. Yapmayın.

Etki tepki kuvvetleri birbirine eşittir ancak burada cisimlerin birbirinden farklı olduğunda birbirlerine etkilerinin eşit olmayacağını gözden kaçırmamak gerekir. İttiğiniz cisim de size aynı tepki kuvvetini uygular ancak siz örneğin bir top itiyor olun. Burada sizin kütlenizden küçük olan top harekete geçecektir ve siz topun size uyguladığı tepki kuvvetini hissetmeyeceksiniz.  Dünya ve insan arasında da aynı orantısal durum vardır. Etki tepki kuvvet çiftleri her yerde mevcut ama sonuçları ancak cisimlerin boyutlarına göre gözlemlenebilir.

Cisimlerin çok küçük ve çok büyük ölçeklerde bu yasalara uymadığını biliyoruz ancak hareket yasaları o kadar pratik ki hala pek çok alanda kullanılmaktadır. Newton ‘un Hareket Yasaları yeterli gelmediği durumlarda Einstein’ın Genel Görelilik Kuramı imdadımıza yetişecektir.

Özet olarak yazımızda Newton ‘un Hareket ( Kanunları ) Yasaları nelerdir konusundan kısaca bahsettik.

 

 

 

Daha fazla okumak için Newton ‘un Hareket Yasaları , Kanunları Nelerdir ? ziyaret edebilirsiniz.

]]>
https://www.nedir-bu.com/newton-un-hareket-yasalari-kanunlari-nelerdir/feed/ 0 1485
Basınç Nedir , Katı Sıvı ve Gaz Basıncı’nı Etkileyen Faktörler https://www.nedir-bu.com/basinc-nedir-kati-sivi-ve-gaz-basincini-etkileyen-faktorler-nelerdir/ https://www.nedir-bu.com/basinc-nedir-kati-sivi-ve-gaz-basincini-etkileyen-faktorler-nelerdir/#respond Sat, 11 Apr 2020 10:48:55 +0000 https://www.nedir-bu.com/?p=1375 Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Basınç Nedir ? Nedir bu basınç denince genellikle ilk akla gelen öncelikle katıların basıncı yani ezilmiş ve bastırılmış cisimlerin görüntüsüdür. Bu imaj aslında doğrudur. Basıncın fiziksel tanımı birim yüzeye uygulanan dik kuvvettir. Yani en basit haliyle siz bir yüzeye kuvvet uyguladığınızda yüzeye yaptığınız etkiye denir. Bu etki katıların basıncı, sıvı basıncı ve gaz basıncı olarak sınıflandırılabilir. …

Daha fazla okumak için Basınç Nedir , Katı Sıvı ve Gaz Basıncı’nı Etkileyen Faktörler ziyaret edebilirsiniz.

]]>
Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Basınç Nedir ?

Nedir bu basınç denince genellikle ilk akla gelen öncelikle katıların basıncı yani ezilmiş ve bastırılmış cisimlerin görüntüsüdür. Bu imaj aslında doğrudur. Basıncın fiziksel tanımı birim yüzeye uygulanan dik kuvvettir. Yani en basit haliyle siz bir yüzeye kuvvet uyguladığınızda yüzeye yaptığınız etkiye denir. Bu etki katıların basıncı, sıvı basıncı ve gaz basıncı olarak sınıflandırılabilir. P (Pressure) harfi ile gösterilir ve birimi Blaze Pascal anısına Pascal (Pa) dır.

Katı yüzeyine yaptığınız bu etki aslında basınç kuvveti için bir katsayıdır. Yüzeye etkiyi yapan dik kuvvet basınç kuvvetidir ve basınç bu kuvvetin bir sonucudur.

Peki bu etki katılar da , sıvılarda ve gazlarda nasıl bir etki yaratır?

Masaya bıraktığınız kitap, masa yüzeyine basınç yapar. Burada yüzeye etki eden kuvvet kitabın ağırlığından kaynaklanır. Ağırlık yer çekiminin kütleye etkisidir ve bir kuvvettir. Aynı şekilde sıvı ve gazlar da aslında ağırlıklarından dolayı basınç yaparlar ancak etkisi katı, sıvı ve gazlarda farklı incelenir.

Katıların Basıncı Nedir ?

Katı cisimler Üzerlerindeki etki kuvvetini olduğu gibi iletirler ancak bu etki yüzeyle ters orantılıdır.

Formülünü yazacak olursak,

P = F / A ďır.

Burada

P, Basınç

F, Kuvvet

A, Yüzey Alanı dır.

Topuklu ayakkabıyla kumsalda yürümek oldukça zor bir iştir. Genellikle plaj terliklerinin taban yüzeyi geniştir. Bu durum basınç – yüzey alanı ilişkisinin bir sonucudur. Yüzey alanı küçüldükçe yüzey basıncı artar. Alan genişlediğinde ise azaltacaktır. Günlük hayatta kullandığımız pek çok araç bu ilke doğrultusunda hazırlanmıştır. Çivinin ucunun ince olması, bıçağın keskinliğini arttırmak için bileğilenmesi, futbolcuların kullandığı kramponların tabanının çivili olması yüzeyi küçültüp basıncı arttırmak içindir.

Basıncı etkileyen diğer etken kuvvet ya da ağırlıkdır.  Kuvvet arttığında yüzey basıncı artar. Yüzünüze yediğiniz yumruğun sahibi güçlü biriyse etkisi de fazla olacaktır.

Sıvılarda Basınç Nedir ?

Katılar gibi sıvılar da ağırlıklarından dolayı bulundukları kaba bir baskı uygular. Ancak sıvı basıncı hesaplanırken sıvının kabın açık ucuna olan derinliği(h) dikkate alınır. Sıvının cinsi de önemlidir ve yoğunluk(d) ile gösterilir. Bir kapta bulunan sıvının kabın tabanına yaptığı basınç,

P=h.d.g

formülü ile hesaplanır. Burada g yer çekimi ivmesidir.

Gaz Basıncı Nedir ?

Gazlar da sıvılar gibi akışkandır ve bulundukları kabın hacmini kaplarlar. Gazları kapalı bir kap içerisine koyduğunuzda kabın çeperlerini zorlayacaktır. Gazlarda uygulanan bu basınç ise manometre ile ölçülür.

Atmosferin içini dolduran gaz tabakasına atmosfer adı verilir ve atmosfer de çevrelediği varlıklara bir baskı uygular. Bu baskı açık hava basıncı olarak adlandırılır ve barometre ile ölçülür. Bu ölçümü yapan ilk kişi Toricelli olmuştur. Toricelli deneyi deniz seviyesinde ve 0 oC de yapılmıştır. Civa dolu bir kaba batırdığı 1m uzunluğunda ve içi civa dolu bir cam boruyu gözlemleyen Toricelli civa yüksekliğinin 76 cm de kaldığını ve bu değerin açık hava basıncına eşit olduğunu belirlemiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Gaz Basıncını Etkileyen Faktörler

Gaz basıncını etkilen faktörler kabın hacmi , molekül miktarı ve sıcaklıktır.

Sıvı Basıncını Etkileyen Faktörler

Sıvının yüksekliği , sıvının yoğunluğu ve yerçekimi ivmesi sıvı basıncını etkilemektedir.

Daha fazla okumak için Basınç Nedir , Katı Sıvı ve Gaz Basıncı’nı Etkileyen Faktörler ziyaret edebilirsiniz.

]]>
https://www.nedir-bu.com/basinc-nedir-kati-sivi-ve-gaz-basincini-etkileyen-faktorler-nelerdir/feed/ 0 1375
Madde Kısaca Nedir , Niteleyen Özellikleri ve Halleri Nelerdir ? https://www.nedir-bu.com/madde-kisaca-nedir-niteleyen-ozellikleri-ve-halleri-nelerdir/ https://www.nedir-bu.com/madde-kisaca-nedir-niteleyen-ozellikleri-ve-halleri-nelerdir/#respond Wed, 08 Apr 2020 10:28:41 +0000 https://www.nedir-bu.com/?p=1372 Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Madde Nedir Kısaca ? Evren Tamamen Maddeden mi Oluşur? Madde nedir Kısaca tanımlarsak : Hacim , kütlesi ve eylemsizliği olan tüm varlıklara denilmektedir. Maddeler tanecikli yapıdadır yani atomlardan oluşmuştur. Maddelerin ortak özellikleri ve nedir sorusunun cevabı maddenin tanımın içinde vardır. maddeyi niteleyen özellikler nelerdir konusundan biraz bahsedelim ayrıca maddenin ayırt edici özellikleri nelerdir ve maddenin …

Daha fazla okumak için Madde Kısaca Nedir , Niteleyen Özellikleri ve Halleri Nelerdir ? ziyaret edebilirsiniz.

]]>
Bu yazı ilk olarak Nedir Bu sayfasında yayınlanmıştır.

Madde Nedir Kısaca ? Evren Tamamen Maddeden mi Oluşur?

Madde nedir Kısaca tanımlarsak : Hacim , kütlesi ve eylemsizliği olan tüm varlıklara denilmektedir. Maddeler tanecikli yapıdadır yani atomlardan oluşmuştur. Maddelerin ortak özellikleri ve nedir sorusunun cevabı maddenin tanımın içinde vardır. maddeyi niteleyen özellikler nelerdir konusundan biraz bahsedelim ayrıca maddenin ayırt edici özellikleri nelerdir ve maddenin halleri konularında bilgiler verelim.

Maddeyi Niteleyen Özellikler Nelerdir ?

* Kütle

* Hacim

*Eylemsizlik

Aslında ortak özellikler bunlarla sınırlı değildir. Örneğin bütün maddeler atomlardan oluşur. maddenin ayırt edici özellikleri nelerdir tamda cevabı budur.

Maddeye bir kaç örnek verelim. Su, hava, tahta, ağaç gibi çevrenizde gördüğünüz hemen her şey madde olarak sayılabilir.

Maddenin şekil almış haline cisim dendiğine göre masa, sıra, kalem gibi günlük hayatta sürekli kullandığınız eşyalar da maddedir.

 

Peki O Zaman Madde Olmayan Bir Şey söyleyebilir misiniz?

Bir varlığın madde olup olmadığını anlamak için ilk olarak atomlardan oluşuyor mu diye bakmak gerekir. Örneğin ısı. Varlığını hissederiz ancak yapısı tanecikli değildir. Isı bir enerji türüdür ve madde değildir. Benzer şekilde ışık, ses, elektirik de madde değildir. Kütleleri ve hacimleri yoktur. Eylemsizlik yasasına uymazlar.

Kütle en basit tanımıyla mad de miktarıdır. Fizikçiler bu tanımı yeterli bulmasa da kütle için maddeyi oluşturan tanecilerin miktarı diyebiliriz.

Hacim ise maddenin uzayda yani boşlukta kapladığı alandır. Örneğin elinizde tuttuğunuz telefonun olduğu  yer dolu iken uzayda olduğunuzu farz edersek telefonun çevresi boşluktur. Telefonun kapladığı bu yer onun hacmidir.

Eylemsizlik yasası Newton’un ünlü hareket yasalarından biridir ve size maddeler duruyorsa durmasına, sabit hızla hareket ediyorsa hareketine devam etmek isteyeceğini söyler. Arabada gidiyorsunuz ve kucağınızda içi su dolu bir akvaryum var. Aniden frene basıldığında öne doğru savrulursunuz. Sıvı halde bir madde olan akvaryumun suyu da savrulur. Siz de, su da eylemsizlik gereği durumunuzu korumak istersiniz. Ancak hareketinizi etkileyen bir dış kuvvet gerçekleşti. Öne doğru savrulmanız eylemsizliğin sonucudur. Bütün maddeler eylemsizliğe uymak zorundadır.

Maddenin-Halleri-Nelerdir-Katı-Sıvı-Gaz
Maddenin-Halleri-Nelerdir-Katı-Sıvı-Gaz

Maddenin Halleri Nelerdir , Kaç Halde Bulunur ?

Maddenin tanımlanmış 4 hali vardır bunlar;

  • Katı
  • sıvı
  • gaz
  • plazma

Katı bir madde olan buz enerji aldığında erir ve sıvı olan suya dönüşür. Suya enerji verirseniz gaz madde olan buhar elde edersiniz. Buhara enerji vermeye devam ederseniz çok yüksek enerji sonucu plazmaya dönüşür. Evrende maddelerin bulunma oranları %99 plazma %0,6 sıvı %0,3 gaz %0,1 katı şeklindedir. Aslında maddenin tanımlanmış 4 hali dışında 25 hali vardır. Bu hallerden bazıları çok düşük sıcaklıklarda bazıları çok yoğun ortamlarda gözlenirken bazıları teorik olarak kanıtlanmış ancak henüz gözlemlenememiştir. Bose-Einstein yoğunlaşması , anti karanlık madde, süperiletken ve süperakışkan  bu hallerden bir kaçıdır.

Daha fazla okumak için Madde Kısaca Nedir , Niteleyen Özellikleri ve Halleri Nelerdir ? ziyaret edebilirsiniz.

]]>
https://www.nedir-bu.com/madde-kisaca-nedir-niteleyen-ozellikleri-ve-halleri-nelerdir/feed/ 0 1372